aşk mesajları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk mesajları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
on Cumartesi, Şubat 20, 2010
hepimiz aşk acısı çekiyoruz eheh hangi birimiz çekmiyoruz ki bu önlemlere kulak verelim

Ayrılık acısı hayatınızı mı kararttı? Üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Ayrılıklar hep acı verir ve zaman en iyi ilaçtır. Yaşamakta olduğunuz bu sürecin 'geçici' olduğunu bilmelisiniz.

Ayrılık acısı hayatınızı mı kararttı? Aradığınız kişinin o olduğunu sanmıştınız ama siz istemediğiniz halde ayrılmak zorunda kaldınız. Üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Ayrılıklar hep acı verir ve zaman en iyi ilaçtır. Yaşamakta olduğunuz bu sürecin 'geçici' olduğunu bilmelisiniz.

İnsanlara yardımcı olmak isteyen medyum ve tarot okuyucusu Brenda, ayrılık acısı çekenlerin bu sıkıntılı süreci mümkün olduğunca çabuk atlaması için tavsiyeleri şöyle:

1.Gereksiz bütün iletişimi kesin.

Çok gerekmedikçe ayrıldığınız kişiyle konuşmayın. Ayrıldığınız kişiden çocuğunuz varsa veya aranızda henüz kapatmadığınız parasal ve maddi konularınız vs. o kişiyle (sadece bu konuları konuşmak amacıyla) temas kurabilirsiniz. Ama ortak arkadaş ve dostlarınızla sohbetlerinizde bile o kişiden bahsetmeyin. Ortak sosyal çevre nedeniyle aynı ortamlara girmeniz gerekiyorsa, nazikçe selamlaşmak dışında o kişiyle yalnız kalmayın ve konuşmayın.

2.Sizin için duygusal anlamı veya anısı olan, o kişinin size verdiği eşyalardan derhal kurtulun.

Hediyeler, notlar, mektuplar vs. Bunları ayrıldığınız kişiye geri vermeyin. Maddi değeri olmayan eşyaları atın. Satılabilecek olanları (giysiler vs) satın veya hayır kurumlarına bağışlayın. Hiçbir koşulda bunların size geri gelmeyeceğinden emin olun.

3.Arkadaşlarınızla daha sık vakit geçirin.

Zor zamanlarda arkadaş desteği önemlidir. Ama arkadaşlarınızı ağlama duvarına çevirmeyin. Onlarla birlikte yapacağınız başka etkinlikler sizi oyalayacaktır.

4.Hemen başka bir ilişkiye atlamayın!

Çivi çiviyi söker diyerek hemen başkasıyla ilişkiye giren insanlar vardır. Ama bu yanlıştır! Başka insanlarla tanışmak tamam ama başka insanlarla duygusal ve cinsel ilişkiye başlamak için çok yanlış bir dönemdesiniz. Kalbinizde ayrılık acısı varken doğru kişiyi bulsanız bile doğru ilişkiyi yaşayamazsınız.

5.Eğlenceli ve yaratıcı bir şeyler yapın.

Daha önce vakit ayıramadığınız için başka bir zamana ertelediğiniz bir şeyler yapın. Dans kursuna gidin, egzersize başlayın.

6.Ayrıldığınız kişinin hiç hoşlanmadığınız negatif yanlarını düşünmeye çalışın.

İnsanlar ayrılmışsa bir sebebi vardır. Ayrılık acısı yaşarken insanlar hep ‘yaşanan mutlu günleri’ düşünür ama bu düşüncenin size bir yararı olmaz. Kendinize “Ayrılmamız iyi oldu, çünkü...” diye başlayan bir liste yapın. Ayrılık sürecini bir ‘arınma’ süreci olarak düşündüğünüzde psikolojik değişiminizi olumlu bir raya oturtabileceksiniz.

7.Ayrıldığınız kişi hakkında duygularınızı ve düşüncelerinizi bir kağıda yazın.

Bu kağıdı asla o kişiye göndermeye kalkmayın! Bu kağıdı bir süre sakladıktan sonra yok edin gitsin. Ayrıldığınız kişiye artık duygularınızı açıklamanın anlamı yoktur. Çünkü o artık sizin duygularınızı önemsemediği için sizin hayatınızdan çıkıp gitti. Ona olan duygularınızı açıklamanız onu geri getirmez. Aksine sizi zayıf ve patetik gösterir.

8.Yalnız kalmaktan korkmayın!

Dünyanın sonu değil bu. Bu sizin yaşadığınız acıları ve sıkıntıları yaşayan milyonlarca insan var yeryüzünde. Kendinizi tekrardan iyi hissedecek ve yeni birini nasıl olsa bulacaksınız.

9.Duygusal meselenizi aklınızda ve kalbinizde tam olarak bitirmeden önce ayrıldığınız kişiyle arkadaş olmayı falan düşünmeyin.

Ayrılırken "dost kalmak" nazik bir temennidir. Ama insanlar ayrıldıkları kişilerle çok nadiren dost kalabilirler. Duygusal dengenizi tekrar yoluna koyduktan sonra, ancak o zaman o kişiyle arkadaş olarak devam etmek isteyip istemediğinize karar verebileceksiniz. Daha önce değil.

10.Ayrılık acısı çekerken alkole ve yemek yemeye sardırmayın!

Acınız unutmak için başkasıyla seks yapmaya da kalkmayın. Hiçbir faydası olmaz!
Yaşadığınız bu acılı sürecin en iyi ilacı zamandır. Bu süreçte kendinize karşı sabırlı ve nazik olun. Ayrılıktan ötürü kendinizi suçlamayın. Bu deneyimden bir şeyler öğrenmeye çalışın. Yaşananların bir hata değil, ileriye giden yolda yaşadığınız bir öğrenme süreci olduğunu düşünün...

kaynak msn.com

herkein sorunu kendisine zor gelir büyük gelir ama paylaşınca diğer sorunları duydukca kendi sorununun aslında gözünde büyüttüğü kadar büyük olmadığını bilir.
Ayrıca her ayrılık buna mahruz kalan için çok acıdır bunu hiç birşey değiştirmez ama hayat devam etmelidir buda bir gerçektir...
on Salı, Ocak 26, 2010
Mum ateşe gönül vermiş ateş onu eritip tüketsede razıymış çünkü seviyormuş bu Sevgiye hayatını adayan mumun tek korkusu ise eridiğinde ateşin sönmesiymiş.

Aşık bensem aşkım sensin, şair bensem şiirim sensin, sarhoş bensem şarabım sensin, deli bensem zincirim sensin, ben hala yaşıyorsam sebebim sensin..!

Düşünüyorumda düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşündüğünü düşünüyor olmam olsa gerek.

Sen beni benim seni sevdiğim kadar sev ki, ben senin beni benim seni sevdiğim kadar sevdiğini bileyim.

-Sen Allah’a dilenen bir dilek, gözlere uzanan ellerimsin. Sen gözlerimden süzülen yaş, tek düşüncem hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, sen her gece rüyama giren biricik Sevgilimsin.

Sönmesin gönlümün ümit çırası, nasılsa cehennem senden sonrası, bendeyse sevipte yanma sırası, küllere dönsemde ateşim sen ol.

Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan Sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki Sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.

Sevmiyorum şu saatin sesini, akmasın dursun zaman. Herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; Yalan. Senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

Kimbilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim, kimbilir hangi ellerden son suyumu içeceğim, belki göremeden öleceğim fakat yinede seni EBEDİYEN SEVECEĞİM.

Kavuşmak tutkusuyla delirince bu gönlüm, duvarları deler gözlerim, seni görürüm. İşte o an, dağ bir karış, deniz bir adım, o an saçlarını dağıtan rüzgar değil, nefesimdir gülüm.

-Aramızdaki mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sonsuzluğa giden tüm yollara adını yazdım. Hangi yoldan geçersen geç seni sevdiğimi okuyacaksın…
İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüp de kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar…

Sonbahara inat ağaç hala yeşermekte, geceye inat gün hala ağarmakta, ben ise kadere inat hala seni sevmekteyim. İnat bu ya, mahşere kadar “seni seveceğim”…

-Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!

Seni seviyorum diyenin Sevgisinden şüphe et, çünkü Aşk sessiz, Sevgi dilsizdir…

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o, yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir…

Gayem zat-ı alinizi taciz etmek değil, efkar-ı umumiyede muhabbet kurmaktır. Cevabı müspetiniz kalb-i hazalimi tamir-i temin edeceğinden, desti muhabbetinize talibim…

Güzelsin, şirinsin, şahanesin. Çektiğim çileme tek bahanesin. Melek mi, şeytan mı bilmem ki nesin…

Bir telefon bekliyorum, Sevgilim diye başlayan, seni seviyorum diye biten. Bir telefon bekliyorum, dün gelmesi gereken ve bugün hala gelmeyen…

Hayatta üç şeyi sevdim. Seni, kalbimi, ümit etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye…

Hayatta iki kör tanıyorum; 1.’si senden başkasını görmeyen ben, 2.’si beni göremeyen sen…

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamını taşısaydı ve sen bana, seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inanki bir tanem her gün yağmur yağardı…

Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı…

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim.

-Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır, sakın ağlayayım deme! Belki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır…

Bir yudum mutluluk, Peşinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, Sevmişim seni bir kere, Doyamadan gidiyorum …

-En büyük okyanusta bir su damlası olmak, uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak ama en önemlisi milyonlarca insanın içinden senin Sevgilin olmak…

-Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm…

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da… Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de… Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek…

-Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem…

Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin Sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan Sevgimdir…

Ağlayışımm terk edip gidişine değil. Ben, sensizken, senden diye sensizliğini de sevmiştim. Sen, seninle, seni de sensizliğini de alıp gittin…

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım…

Allah’ım canımı bir sonbahar günü al ki, o vefasız getirecek bir gül bile bulamasın…

-İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz. Sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun…

Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki…

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, o da sana Sevgisini söylemeyecek kadar gururludur…

Zannetme ki gözlerim sana baktıkça bıkacak, ölsem de ruhum seninle kalacak, kapanırsa gözlerim senden önce bu hayata, inan ki son sözüm seni seviyorum olacak…

Şu dünyada hiçbirşey deymez birdamla göz yaşına kendini bir damlaya ifade etmektir duygusal anlamda birdamla ile ömrünü göre bilmektir zifiri karanlıkta.
on Pazartesi, Ocak 11, 2010
Sen Tanrı mısın beni öldürdün eşime dostuma beni güldürdün...
on Perşembe, Aralık 31, 2009
Güvendiğim için seviyorum Seni Güvensizlik gelmesin Aklına Seni her Halinle Seviyorum bunu unutma.
Yalnız Kalma Kalbim Yanında yarınlara Boş Bakma Güven Dolu Yarınlar bizi bekliyor bunu unutma.
herkeze güvenme parmakla sayılcak kadar güvendiğin insan olsun yeter bu hayatta.
güvendiğin insanlarla sakın kavga etme yoksa güvendiğin dağlara bir yerde kar yağar.
güvençsiz bir insan hemen hayata küser güvenli bir insan hayattan kopmaz.
Kalbim Sana bedenimden Daha çok güveniyor bebeğim.
En güzel arkadaşlıklar güven ile başlar kan kardeşlikle devam eder.
Karşındakine Düşünerek Güven Düşünmeden güvenirsen Sonuçları Acı Olur.
Güvendiğin Dağlara Kar Yağmamasını istiyorsan Güvendiğin Dağları iyi seçmelisin bulutsuz ve temiz olmalı.
Sana Kendimden Daha çok güveniyorum çunki Seni Kendimden Daha çok seviyorum bebeğim biricik aşkım benimmmm…
on Cuma, Mart 31, 2006
sıkıntı çekenler vardır belki bu konuda...eğlencelide bir şey..

http://www.beles.org/ask_mektubum.htm

hadi kolay gelsin..
saygılar

Kitap yazsam alirmisiniz

Her Hakki Sacmalarima Ve Yalnizligima Aittir.... Blogger tarafından desteklenmektedir.

Gelin bi cayimizi icin

Bu Blogda Ara