uzayli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzayli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
on Perşembe, Kasım 29, 2007


videonun sonunda adam uzaylıyı kucaanda taşıyo o taşıdığı çocuğu degill

on Pazar, Kasım 18, 2007

Denizli’de açılan UFO Müzesi’nin açıldığı 2005 yılından bu yana 25 bin kişi tarafından ziyaret edildiği bildirildi.

AA
Güncelleme: 14:36 TSİ 17 Kasım 2007 Cumartesi


DENİZLİ - Denizli UFO Müzesi sorumlusu Kemal Kerem Dalyan, yerli ve yabancı bilimadamlarının birikimleriyle oluşturulan müzenin amacının “insanlığı geleceğe doğru bilgilendirmek” olduğunu söyledi; ziyaretçilerin “uzaylılarla ilgili bilgiler” almaktan memnun olduğunu belirtti.

Dalyan, “Müzemizi bugüne kadar yaklaşık 25 bin kişi ziyaret etti. Özellikle halkımızı müzeye bekliyoruz. Çünkü geleceklerine hitap eden bir müze.

Geldikleri zaman kafalarındaki soru işaretleri gidecek ya da bilgi dağarcıklarına daha yeni bilgiler eklemiş olacaklar” diye konuştu.

Ücretsiz olarak gezilebilen müzede, dünyada konuyla ilgili araştırmalar yapan kurum ve kuruluş arşivleri, eski çağlardan bugüne UFO ve dünya dışı varlıklarla ilgili fotoğraflar, belgeler ve resmi raporlar bulunuyor.



Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği bir diğer bölümde ise ağzında sigarayla oturmuş halde düşünen uzaylı heykeli, UFO gerçeğini yansıtan arkeolojik kalıntıların modelleri, ABD’nin Roswell kentinde düştüğü iddia edilen uçan dairenin temsilinin yanı sıra uzaylılara yapılan otopsi, kaçırılan bir dünyalıya uzaylıların yaptığı deney, gözlem raporlarına dayanan uzaylı varlık tipleri ile uçan daire maketleri yer alıyor.
on Pazar, Ağustos 05, 2007
ayy sabahtan beri su lanet kategoriyle urasıyom bi türlü yapamadım kafam şişti iyimiii
on Pazartesi, Mayıs 08, 2006

Ufolara açıklama getirmek isteyen bir çok teorinin gösterdiğine göre bu cisimler sanki bizim boyutumuzun dışından başka bir boyuttan geliyor gibiler.
Havada hiç bir şey yokken ,birden kübik bir cisim havada beliriyor.Cisim gittikçe büyüyor,yavaşça çevresinde dönüyor ve yine arkasında hiç bir iz bırakmadan birden kayboluyor.Bir kaç saniye önce bir dört boyutlu cisim bizim üç boyutlu dünyamızda belirdi.Evet, gerçekte hayal edemeyeceğimiz bir olayı bir anlık gördük.Eğer böyle bir anlatım inandırıcı geliyorsa sebebi son 50 yıldan beri gelen ufo raporlarıdır.Bir çok görgü tanığına göre cisimler hiç yoktan birden beliriyorlar ve birden yok oluyorlar.Bu görgü tanıklarının yaşadıklarından dünya üstü bir araç gördükleri kanısı ortaya çıkıyor.
Peki ama bu olayların açıklaması bu mu?
Ufologlar arasında bir fikir önemini arttırıyor.'' Başka boyutlar ''.
Bu teori belkide sadece ufolerı değil bir çok paranormal fenomenleri en iyi şekilde açıklayan alternatif bir fikir olabilir.

BAŞKA BİR DÜNYANIN GÖRÜNTÜSÜ
Günümüz bilim adamları 4 boyutu kabul ediyorlar.(3'ü boşluktan 1'i zamandan oluşuyor)
3 boyutlu bir evrende yaşadığımızı eski yunan matemetikçisi Euclides o ünlü geometri kitabında ( Element - MÖ 300) yazdığından beri biliyoruz.Bilim adamları ancak 20. yüzyılda 4 boyutlu yer zaman konusunu anlamaya başlamışlardır.
20. yüzyılın başında Albert Einstein 'ın çalışması ve sonre Alman matematikçisi Herman Weyl bir 4 boyutlu yer - zaman sürekliliğini daha anlaşılır bir dille açıklamaya çalışmışlardır.Bu düşünceler bir devrim niteliğinde olup diğer bilimadamlarınıbu konuda araştırmaya itmiştir.Hatta yakında 5. boyutu algılayacağımızın sinyalleri var bazılarına göre.
Bazı ufologlar ufolar hakkında başka bir boyut açıklamasını çok garip buluyorlar.Gerçekten eğer boyutumuz ve yer -zamanımız dışında böyle bir cisim varsa ve bu boyutumuza gelse çok büyük dünya dışı bir izlenim yapardı.



İKİ BOYUTLU ÜLKE
1884 yılında Edwin A. Abbott bu olaylara benzeyen şeyler yaşanan romanını okuyuculara sundu.( Flatland - Düz Ülke)
Düz ülkede yaşayanlar çok incedir.Onlar 2. boyutta yaşıyorlar ve yanı başlarında bulunan 3. boyuttan haberleri ve fikirleri yok.Kitabın konusu kısaca ; eğer 3. boyuttan bir cisim bu insanların yaşadığı düz ülkeden geçerse ne olur ? Örneğin eğer kurşun şeklinde bir cisim düz ülkede haraket ederse önce kendisini o ülkeye (2. boyuta) değdiği yerde bir nokta şeklinde gösterir.Yoluna devam ederken düz ülkede yaşayanlar bir daire görüyorlar.Daire büyümeye devam ederken birden küçülüyor ve kayboluyor.Bu olay onları 2. boyutta görülen bir 3.boyuttan gelen cisim olayını yani UFO fenomenini araştırmaya itecektir.
1947 'den beri inanılmaz manevralar yapan, birden ortaya çıkan ve birden ortadan kaybolan , şekil değiştiren ,çok yükseklerde uçabilen garip ufolar rapor edilmektedir.
Bu esrarengiz cisimler genelde teknolojik bakımdan gelişmiş , dünya dışı yapısı olarak görülüyor.Peki ama başka bir boyuttaki esrarengiz cisimler dünyamızda beliriyor olamaz mı ? Bir çok ufolog bu hipotezi başka bir gezegenden gelenler hipotezinden daha inandırıcı buluyor.
Güneş sisteminde yapılan araştırmalar komşu dünyalardan birinin akıllı hayat barındıramayacağını gösteriyor.Ve eğer başka dünyalarda yaşayanlar varsa bile çok büyük bir olasılıkla bize ulaşamazlardı.Çünkü bize ulaşmak için uzayda yüzlerce,binlerce ışık yılı yolculuk etmeleri gerekecekti.

ALGILANAMAYAN VARLIK
Eğer ufolar başka bir boyutun eserleri ise ,bize gelmeleri için güneş sisteminde başka bir gezegende yaşamaları gerekmez.Sadece zaman - mekan aşmalarıda gerekmez.Sadece tepemizde yaşayıp bu dünyayı bizimle paylaşabilirler.Tabiki bizim algılayamadığımız bir boyutta.Cismin (bizim boyutumuzda)belirmesi, sadece bir geçiş , kayboluş ise diğer boyutta belirmesi olarak gerçekleşecektir.
Başka bir çekici fikir , belkide birçok diğer boyutlar olduğudur.

DAHA ÇOK BOYUTLAR
Kablo teorisine göre 15 milyar yıl önce kainat yaratıldığında 4 değil 10,11 boyutluydu.O günden bu güne kadar geçen süre içinde kainat kendisini 4 boyuta kadar açmıştır.4. boyuttan 3'ü boşluk 1'i zaman olarak kalmıştır.Diğer boyutlar katlanmış durumda kalmışlar ve bildiğimiz evren üzerinde neredeyse hiç etkileri olmamıştır.Bu yüzden kablo teorisinin katlanmış durumdaki bu boyutları , ufo ve diğer paranormal fenomenleri açıklamada çok az bir yer almaktadır.Prensip olarak bizim boyutumuz dışındaki boyutlar, dünyamıza etki ettiği sürece algılanabilir.Yapılan bir çok deneye göre bu söz konusu değil.Bilim adamlarına göre eğer bu boyutlar gerçekten varsa bile dünyamıza etkileri olmadığı için yokmuş gibi algılanacaktır.

BOŞLUK - DOLULUK
Ancak yinede bu bir çok ufoloğun cesaretini kıramamaktadır.Onlar bu teorilere biraz hak verirken farkında olmadığımız diğer önemli rol oynayabilecek faktörleri aramaya devam etmektedirler.
Bilim adamları şunuda ekliyorlar: Başka bir cismin veya varlığın bizim boyutta belirmesinin imkansız olduğunu kanıtlamak olanaksızdır.Bu yüzden bir çok ufolog ufoların başka bir boyuttan 4 boyutlu ( 3 yer 1 zaman) dünyamıza geldiği fikrini bir kenara koymuyorlar.Veya o cisimlerin içinde gri küçük adamlar oturuyorlar mı? Bu başka bir tartışma konusudur.
on Çarşamba, Nisan 26, 2006



birinci resim günesin batması
on Perşembe, Nisan 20, 2006
mükemmel bisey resimleri daha büyük görmek icin üstlerine tıklayın



Programı kurduktn sonra mouseun orta tekeleği ile zoom yapabilirsiniz dilediğiniz noktayaBen Haaty civarlarını belirledim haritadan dolayısıylada Hataydan gökyüzü nasıl görünüyorsa aynen o şekilde görüyorum Hemde dilediğiniz saat aralığında, dilerseniz gece izlemesi yapıyosunuz dilerseniz gündüz. Gökyüzünde astrofizikçilerin inceledeği ne kadar nebula ve güneş sistemi vasa bunları görebilmeniz hatta diplerine kadar zoom yapabilmeniz mümkün. Program sayesinde Bu gezegenleri yerçekimleri ve gerçek dönüş hızlarıyla inceleyebiliyosunuz ayrıca. burçlara yön verdiği iddia edilen yıldızları bile şekilleriyle görmeniz mümkün
Download
on Çarşamba, Nisan 19, 2006
2001 DE 51 İNCİ BÖLGEDE UZAYLI İLE YAPILAN RÖPORTAJDAN ELE GEÇİRİLEN
3 DAKİKALIK BÖLÜM. GÖRÜŞMENİN SONLARINA DOĞRU UZAYLININ NEFES ALMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİĞİ GÖRÜLÜYOR.

http://rapidshare.de/files/2187508/uzayliuzun.wmv.html

ne dediinin türkçesine burdan bakabilirsiniz sayfanın en altında
on Cumartesi, Nisan 15, 2006
bu resim gercek olabilir merak ettiginiz fotolara tıklayarak daha büyük boyutta görebilirsiniz en alttaki uzaylı alfabesi orda gördüünüz gri seylerde uzaylı

on Pazartesi, Mart 27, 2006

Burada bilgileri veren kaynaklara göre, tüm anlatilanlar ABD Hükümeti tarafindan "Çok Gizli" olarak tanimlaniyor. Ve yine ayni kaynaklara göre, ABD'de geçeni olan "Bilgi Özgürlügü Kanununun" kapsamina alinmadigi gibi, ABD Hükümeti asagida anlatilan olaylarin hiçbirisinin dogrulugunu kabul etmemekte. Fakat, anlatilanlarin tümünün gerçek oldugu iddia edilirken, sadece ABD'nin degil daha birçok hükümetin benzeri gerçekleri sakladiklarini ve daha da ötede bu konularda konusanlarin susturulduklari da belirtiliyor.

Anlatilanlar ve kimligi saklanan taniklarla yapilan görüsmeler büyük bir gizlilik içinde gerçeklestirilmis, ses ve video bantlarindan isimler özellikle sili-nirken, konusanlarin kimlikleri titizlikle saklanmis. Öyleyse, bu durumda anlatilanlarin dogrulugundan nasil emin olunabilir? Buna verilen cevap ise söyle; "Bu taniklar, Amerikan Hükü-meti'nin 'Çok Gizli' düzeyi ile olan iliskileri, verdikleri isimler ve kaynaklar bakimindan inanilir ve güvenilirdir. Taniklar, görev yaptiklari dönemin istihbarat sen/islerindeki personelin adlari-ni ve rütbelerin! dogru olarak biliyor ve anlatiyorlardi ve bunlar en ciddi düzeyde arastirilarak dogrulandi."

Gizemli bir grup
Birkaç yil öncesine dönelim, UFO A-rastirmacisi William Moore "Dünyadisi Canlilarin Biyolojik Varliklari" adli bir radyo programi yapiyordu, ikinci programin sonrasinda, bir telefon aldi. Arayan eski bir istihbarat görevlisiydi, 9 arkadasi adina konusurken, "Dünya-daki Yabanci Varliklarla ilgili dokümanlari Moore'a verebilecegini söylüyordu. Moore, ikna olarak konusmayi kabul etti ve konusmalara ve konus-macilara "Faicon" kod adi verildi. Bu arada Moore, Jamie Sanders adli bir TV yapimcisi ve yönetmeninden yardim isteyerek, görüsmelerin videoya kaydedilmesini planladi. Bu asamanin ardindan, Faicon kod adli ama gerçek adi "MJ 12" olan grupla çalismalara geçildi. Peki, "MJ 12" neydi? Bu özel grup, ABD içindeki UFO faaliyetlerini arastirirken, "Dünyadaki Yabanci Var-liklar"la da iliskileri yönlendirmekle görevliydi.
Yani resmen, insanlik ile "Dünyadaki Yabanci Varliklar' arasindaki politikayi belirliyorlardi. Çalismalar sürdürülü-yor, kararlar veriliyor, Baskan'in onayina sunuluyor ve politika uygulaniyordu. Yani ABD Baskani'nin "Dünyadaki Yabanci Varliklardan haberi vardi... Faicon'a göre, "MJ 12" 1950'lerde bizzat Baskan Truman'un emriyle kurul-mustu ve bu emrin belgesi de vardi. Faicon bu belgeyi gösteriyordu. Ek o" larak da, 1947'de, New Mexico Ros-vvell'e düsen UFO'nun ve içindeki dünyadisi canlilarin cesetleri hakkindan bilgi veren "MJ 12" dokümanlari bulunuyordu. Bu dokümanlarda dönemin Baskan'i Eisenhovver'in imzasi bulunuyordu. Asagidaki satirlar teyp kasetinden aynen alinan bir bölümdür.
Bu incil baska bir incil
Faicon'un sesi: "MJ 12, 1950'lerde, hükümetin içinden seçilen bir grup insanla olusturuldu. Görevleri, UFO'larla ilgili arastirmalar yaparak, elde edilen bilgileri derlemekti. En önemli amaçlari, UFO'tarla ilgili bilgileri, bilimsel olarak gelistirmek ve teknolojimize yardim saglayacak sekilde analiz etmekti. "MJ 12 'nin üyeleri arasinda, ABD Baskani, Baskan Yardimcisi, Merkezi ?stihbarat Örgütü "CIA" Baskani ve Ulusal Güvenlik Danismani da dahildiler. "MJ 12"nin yönetim merkezi ise. Washington DC'deki Deniz Kuvvetleri Gözlemevi'ydi ve ABD Deniz Kuvvetleri "MJ 12" politikalariyla ilgili faaliyetlerin tümünde öncelikli sorumluluga sahipti. Deniz Kuvvetleri personeli tarafindan derlenen tüm bilgiler, analiz edilmek üzere "Aquarius" kod adiyla komutanlik merkezine aktariliyordu."

Falcon devam ediyor; "MJ 12'nin kendi arasinda 'incil' adiyla taninan bir kitap veya basili bir dosya vardi. Bu kitapta, Truman döneminde, ABD'nin misafiri olan üç dünyadisi yabanci anlatiliyor ve tüm ayrintilar veriliyordu. Ayrica kitapta, dünyadisi canlilardan alinan teknolojik ve tibbi bilgiler, onlarin kendi gezegenlerindeki sosyal yasamlari, Roswell'de bulunan cesetlere yapilan otopsilerin sonuçlari ve evren ile ilgili bilgiler de yer aliyordu. Ama bu kadar degildi, devami da vardi, 1988 yilinda gelen ve yine ABD'nin konugu olan ve dev bir gizlilik perdesi altinda saklanan ikinci bir dünyadisi canli grup daha anlatiliyor."

"Dünyaya bugüne kadar üç ayri dünyadisi canli türü geldi.."
Faicon sürdürüyor; " Bir diger kitap daha var, adi "Yellow Book". Bu ise son olarak gelen iki dünyadisi canli tarafindan yazilmis. Kitapta, geldikleri gezegeni, Günes Sistemi'ni, diger günesleri, kültürlerini, kendi toplumlarini ve dünyada nasil yasamlarini sürdürdüklerini anlatiyorlar." Bu noktada Falcon'a önemli bir soru soruluyor, dünyadisi canlilarin kökenlerinin neresi oldugu soruluyor: Faicon açikliyor; " Zeta Reticuli takimyildizindan geliyorlar. Bu takimyildiz onlarin ilk evi degil." Bu noktada hemen akla gelen biri var, bir dönem hükümet adina çalisan hipnoz uzmani ve fizikçi Bob Lazar dünyadisi canlilar tarafindan kaçirildigini iddia eden ünlü Betty Hill'i hipnoz etmisti ve Hili 1961 yilinda yapilan bir seansta hipnoz altindayken Zeta Reticuli yildiz sistemini tipatip tarif etmisti. Ama dünyali astronomlar bu takimyildizi ancak 1969 yilinda ilk kez gözlemleyebildiler ve buldular. Öyleyse, arada kesin ama garip iliskiler vardi ama bu iliskilerin arasindaki bag açikça görülemiyordu.

Simdi Faicon grubundan bir baska kisiye geçelim, onun kod adi "Condor". Condor, ABD Hükümeti ile dünyadisi canlilar arasinda yapilan anlasmalardan söz ediyor; "ABD Hükümeti ile dünyadisi canlilar arasinda imzalanan anlasmaya göre, ABD Hükümeti dünyadisi canlilarin varligini açiklamamayi kabul ederken, onlar da insan toplumuna yani dünyaya karismamaya söz veriyorlar. Ayrica ABD, dünyadisi canlilara özel bir bölgede, çok gizli tutulmak kaydiyla bir üs de veriyor. Söz konusu yer Nevada'daki 51.Bölge ya da öteki adiyla "Dreamland / Rüya Ülkesi" olabilir." Simdi söz yine Fal-con'da; "Dünyadisi canlilar bu bölgede üslendiler yani Nevada'da. Benim bil-digime göre 1948 veya 1949'dan gü-nümüze kadar üç ayri dünyadisi canli türü dünyamizi ziyaret etti veya konakladi, dünyada ilk dünyadisi bir canli New Mexico Çölü'ndeki kazadan sonra ele geçirildi. Dünyadisi canlinin adi EBE'idi. Hükümet tarafindan üç yil konuk edildi ve bakildi. Ondan kültürleri, irki ve araçlari hakkinda çok sey ögrenildi. Diger bir dünyadisi canli ise, bir degisim programinin parçasi olarak, ABD Hükümeti'nin 1982 yilindan bu yana konugu oldu."

"400 yil yasiyorlar ve çok zekiler..."
Birçok görgü taniginin çizdikleri resimlerin yani sira, Falcon dünyadisi canlilari söyle tanimliyor; "Boylari yaklasik bir metre ile bir metre on santim arasinda degisiyor. Böcek gözüne benzer çok büyük gözleri var ayrica birer iç gözkapaklari bulunuyor. Yasadiklari gezegende, gündüzleri günes isigi bizimkinden iki veya üç kez daha fazla. Onlar da disi ve erkek olarak iki cinsiyetteler. Bizim burnumuzun oldugu yerde iki küçük delik var ve küçük bir agiza sahipler. Bildigimiz türde disten yok, dislerin yerinde çok sert kauçuk benzen bir alan bulunuyor, iç organlari çok basit, kalbin ve cigerlerin görevini tek bir organ yapiyor. Yine çok basit bir sindirim sistemleri ve büyük olasilikla gezegenlerindeki çok güçlü günes isisi nedeniyle sertlesmis ama son derece elastiki bir deriye sahipler. Beyinleri ise, bizimkinden çok daha karmasik ve çok daha fazla kivrim görülüyor.
Bizim görme sistemimiz beynimizin arka tarafindan yönetilirken, onlarinki beyinlerinin önündeki bir merkezden yönleniyor. Duyma yetileri bizlerden hatta köpeklerden bile çok ötede. Böbrek ve mesane sistemi de tek bir organ halinde, onlar da atiklari vücutlarindan atiyorlar ama kati atiklari siviya dönüstüren ve bilimcilerimizin bir türlü tam olarak çözümleyemedikleri ekstra bir organlari daha var. Ellerinde bas parmak yok, dört parmaklari bulunuyor, ayaklari küçük ve parmak aralari perdeli. Yasamlari ortalama olarak bizim zaman ölçümüze göre 350-400 yil arasinda. Aslinda genel olarak sürüngenlere benziyorlar. Bilindigi gibi dünyada bazi sürüngen türleri 500 yil yasayabiliyorlar. Bir timsahin 850 ya-sinda oldugu resmen açiklanmisti. Ve tabii çok zekiler, eger IQ ölçüsünü alacak olursak, IQ dereceleri 200'ü n üzerinde." Falcon dünya disi canlilarin sosyal yasamlari hakkinda da bilgi vererek konusmasina devam ediyor;


"Onlarin da bir dini var, evrensel bir dine sahipler. Evreni Tanri olarak kabul ediyorlar. Sevdikleri müzik türü eski Tibet müzigine çok benziyor. Genelde sebzeleri severek yiyorlar, dünyada en çok dondurmayi sevmisler, en çok da çilekli dondurmayi..." Simdi Faicon'u birakip, adim saklamayan birine geçiyoruz;

Çok gizli bir üs...
Robert veya Bob Lazar yukarda adi geçen Nevada'daki ünlü 51.Bölge'de bulunmustu. Aslinda bir fizik uzmani olan Lazar, ABD Hükümeti tarafindan resmen görevlendirilmisti. Lazar, hiç çekinmeden birkaç ayri UFO tipini tarif etti. Lazar, ayrica Las Vegas'in 15 mil kuzeyindeki Pagose Gölü yakininda gizli bir arastirma merkezi bulunuyordu. Burada U2, SR71, F-117A ve SR75 gibi çesitli uçaklar gelistirildi. Üste çok ciddi ve inanilmaz derecede bir gizlilik uygulaniyordu. Ölüm cezasi bile vardi. Pagose Dagi'nin içine 9 hangar insa edilmisti. Hangar kapilari öylesine dogaya uydurulmustu ki, birkaç yüz metre yakindan bile fark edilemiyordu. Lazar'a göre, bu hangarlarin içinde UFO benzeri uçan disklerin deneyleri yapiliyor ve uçus prensipleri deneniyordu. Lazar, disklerin uçabilmesi için adina "Yerçekimi Amplifikatörü" denen bir aygit gelis-tirilmisti. Aygitin planlari dünyadisi canlilar tarafindan hazirlanmisti. iki tür UFO vardi, birisi "Omicron" adi veri-ten bir gezegen veya bir yildiz çevresinde kisa yolculuklar yapabilen diskti. "Delta" adli diger tip ise, uzay-zaman alani içinde hareket edebilen, ve bu sekilde yildizlar ve galaksiler arasi yolculuk yapabilen olaganüstü bir araçti. Araçlarin üçüncü ve bir baska tipi ise, hem Omicron, hem de Delta konumuna geçebilen bir modeldi. Bu diskler veya araçlarla ilgili tüm bilgi vardi ve uygulaniyordu.

Lazar, üsten ayrildiktan sonraki yillarda çalismalarin bitirilmis olacagini ve dünyada 80'li yillardan sonra görülen UFO'larin hemen hemen tamaminin dünya yapisi olduklarini iddia ediyordu. Ve bu araçlar gizli tutuluyordular. Lazar, dünyadisi canlilarin sadece güney yarimküreden gözlemlenebilen Zeta Reticuli yildiz sisteminden geldiklerini vurgularken, Faicon grubunun söylediklerini onayliyor. Bu yildiz sistemi dünyaya 38 isik yili uzaklikta ve bir ve iki diye numaralandirilan ikili bir yildiz sisteminden olusuyor, dünyadisi canlilar Reticulum 4 planetinden, yani Zeta 2 Reticuli yildizinin dördüncü planetinden geliyorlar. Galaksimizi ve yildiz sistemlerim dogal olarak kendilerine göre isimlendirmisler. Örnegin bizim günesimize "Sol", dünyamiza ise. günesin üçüncü gezegeni oldugu için "Sol 3" diyorlar. Yasadiklari gezegende yani Reticulum 4'te bir gün, dünya zamaniyla 90 saat sürüyor. Lazar in dünyadisi canlilari tarifi, Falcon'dan çok farkli degil, hatta ayni gibi. Boylari bir birbuçuk metre arasinda, agirliklari 15 ile 30 kg arasinda, hemen hemen yeni yürümeye baslayan bir çocuk görünümündeler, baslari büyük, her yönü görebilen badem seklinde kocaman gözleri var ve genelde saçsizlar. Daha çok mavi gri renkte tek parça tayf benzeri bir giysi ite görülmüsler.

UFO'lar nasil çalisiyor (!)
Sonuç olarak gerek Faicon'un gerekse de Lazar'in anlattiklari gerçekten ilginç; Örnegin Lazar, disklerin reaktörlerinin benzinle çalistiklarini söylerken önce sasirtiyor ama sonra bu benzinin bizimkinden çok farkli oldugunu anliyorsunuz. Çok yüksek oktanli ve petrolden degil, atom sayisi 115 olan bir elementten üretiliyor. Bu element ise bizim elementler için kullandigimiz periyodik kartimizda bulunmuyor. Lazar Element 115'in dünyadaki elementler gibi tek yönlü degil, iki ayri amaçla kullanilabilen bir element oldugunu belirtiyor ve açikliyor; "Dünya biliminin henüz bilmedigi ve özelligini tanimla-yamadigi Yerçekimi Enerjisi'ni Element 115 sagliyor ki bunun adi A E-nerjisi, bu enerji Element 115'in çekirdeginden kaynaklaniyor ve yayiliyor, ikinci olarak da, Element 115 antimadde radyonunun kaynagi, bu da gereken hareket gücünü olusturuyor." Lazar'in bu sözcüklerinden su anlam çikiyor; Her disk, kendi içinde birer minik gezegen olarak kabul edilebilirler.
Lazar'in anlatimina göre, yukarda adi geçen Çekim veya Uçus Amplifikatörü'nün sistemi A enerjisini bir yere odaklayarak, uzay-zamanin bükülmesini sagliyor, uzay-zaman bükülümü ise, bir astrofizik deyimi, basit bir anlatimla isik hizindan çok daha fazla bir süratle zamanin ve üç boyutlu uzayin disinda mekan degisimi olarak düsünülebilir. Uzay-zaman bükülmesi yine bir astrofizik tanimiyla bir Kara Delik'in çekim alani kadar bir güç alanini .olusturuyor. Böylece elde edilen dev enerji, isik yili gibi çok büyük uzakliklarin asilmasin sagliyor. Lazar ekliyor;

"Bir uzay-zaman bükülümü içinde yolculuk yap ilirken, Element 115, Element 116 denen bir baska elemente dönüserek bir antimadde alanini da yaratiyor. Antimadde alaninda olusan zit alan ise, Elenet 116'nin sayesinde
% 100 enerjiye dönüsebiliyor. Reaksiyonun ISISI sonucunda, ortaya çikan elektriksel enerji yeterli oldugu gibi, bir tür termo elektrik jeneratörü olusturuyor. Sözünü ettigim A Enerjisi, böyle saglanirken, Delta durumuna geçildiginde A Enerjisi, uzay-zaman bükülümünü saglayinca bir tür Kara Delik ortaya çikinca, isikyillari asilabiliyor..."

Bütün bunlar saçmalik mi yoksa?..
Lazar'in anlattiklarini anlamak çok zor, sadece örneklemek istedik. Çok daha uzun anlatimlari var ama aslinda konu sadece bilim çevrelerini ilgilendiriyor.

Sorular ve kuskular sonsuz, tüm bu bilimsel ama amatörce gözüken iddialarin resmen kanitlanmasi gerek ama öte yandan da Robert Lazar'in da bir fizikçi oldugu biliniyor. Bilimsel çevreler ilginçtir, susuyorlar hatta Lazar'i yalanlayan veya karsi çikan kimseye de rastlanmiyor, iki sey olabilir Ya Lazar veya Faicon öylesine saçmaliyorlar ki, yetkililerin hiçbirisi onlara cevap vermeye tenezzül dahi etmiyor, kisa casi ilgilenmiyorlar ya da Lazar veya^ Faicon dogru söylüyorlar ve konunun daha fazla karistirilmamasi için yetkililer seslerini çikartmayi, yorumsuz kalmayi tercih ediyorlar. En iyi çözüm, dünyadisi canlilarin ortaya çikmasi, o zaman tartisacak bir sey kalmayacak.. Ama onlar da resmen ortada yoklar. Bu arada akla yukarda geçen bir söz de ister istemez geliyor; dünyadisi canlilarin IQ dereceleri gerçekten 200'ün üzerindeyse, o zaman onlari anlamamiz hiç de kolay degil, hatta imkansiz gibi...

Her seyi bir yana birakip, bir an düsünelim. Eger Falcon ve Lazar dogru söylüyorlarsa ve ABD ile dünyadisi canlilar arasinda böylesine gizli tutulan bir iliski varsa, hatta ABD dünyadisi bir zekanin temsilcileriyle özel bir anlasma imzaladiysa ve bunu dünya insanlarindan sakliyorlarsa çok iyi düsünmemiz gerekiyor. Böyle bir olasilik, tüm siyasi, etnik, dinsel ve hatta ekonomik sorunlardan daha önemlidir çünkü göründügü kadariyla çok uzakta degil, kisa bir dönem içinde dünyada ciddi bir degisimin, belki bir bölünmenin ama en önemlisi insanligin bir bölümü için bir tehdidin ortaya çikmasi olasidir. Neden mi? Eger anlatilanlar gerçekse, ABD neyin karsiliginda dünyadisi canlilari saklamak ve hatta korumak için milyarlar harciyor? Bunun bedeli nedir? Fakat önemli bir soru daha var, dünyadisi canlilar bu isbirliginden ne elde ediyorlar ve neden saklanmak istiyorlar? ?htiyatli olmak isteyen çevrelere göre, eger bizlerden çok ötede bir zekaya sahipseler. korkmamiz gerekir çünkü onlarin gerçek amacini anlamamiz asla mümkün olamayacaktir, çünkü bizler onlarin yaninda resmen geri zekali sayilar biliriz...Ya öyleyse..?
on Cumartesi, Mart 25, 2006
EN ÇOK SORULAN SORULARA DÜNYA DIŞI VARLIKLARIN VERDİKLERİ CEVAPLAR

1- NEDEN GELİYORLAR?

2- NEDEN AÇIKÇA ORTAYA ÇIKMIYORLAR?

3- İNSANLIKLA TEMAS KURUYORLAR MI? KİMLERLE?

4- NASIL GELİYORLAR?

5- TANRI İNANÇLARI VAR MI?

6- YÖNETİMLERİN ELİNDE EVRENDE ZEKİ HAYATA DAİR KANITLAR VAR MI?

7- MADEM GELİŞMİŞ TEKNOLOJİLERİ VAR, NEDEN DÜNYADAKİ SORUNLARI ÇÖZMÜYORLAR..

NEDEN GELİYORLAR

Evrende, sayısız gezegende yaşam var. Sizden daha az gelişmiş uygarlıklar olduğu gibi sizden çok daha fazla gelişmiş uygarlıklar da var.

Siz hızla gelişmekte olan bir uygarlıksınız. Diğer gezegenlerle ve orada yaşayan varlıklarla ilişki kurmaya hazırlanan bir uygarlıksınız.

Bizler, buraya birçok nedenle geliyoruz. Birincisi, sizin gelişmenizi izleyerek, araştırarak bilgi toplamak ve bu bilgileri kendi uygarlığımız ve tüm evrenin yararına kullanmak için.

Ayrıca, kısa süre içinde yaratacağınız gelişme sizi, evrendeki zeki hayatla tanışacağınız bir seviyeye getirecek. İşte biz sizi bu karşılaşmaya hazırlamak için burdayız.

Bu hızlı gelişme döneminde, çok zorlu dönemler yaşayacaksınız. Bu süreçte, size elimizden geldiği kadar yardım etmek, ve zorlukları elden geldiğince azaltmak için çaba göstereceğiz

Özetlersek, buraya geldik, çünkü,

Evrende gelişen yaşamlar hakkında bilgi topluyoruz,

Sizi evrende zeki hayatla karşılaşmaya hazırlıyoruz.

Bu geçiş döneminde yaşanacak zorluklarda size yardımcı olacağız.

NEDEN AÇIKÇA ORTAYA ÇIKMIYORLAR?

Çünkü insanlık henüz bilinç olarak kitlesel karşılaşmalara hazır değil. Saldırgan iç güdülere sahipsiniz Bizi hemen düşman ilan edebiliyorsunuz. Alıştırma için sıklıkla yapılan temaslarda buna çoğunlukla şahit oluyoruz.

Ama güzel olan şu ki bu hızla değişiyor..

Evrendeki yaşayış çok çeşitlidir. Sizse, kendi türünüzü, bilgisizlik nedeniyle bu sonsuz evrende tek sanıyorsunuz. İnsana benzemeyen zeki varlığı kabul etmeye isteksiz görünüyorsunuz. Halbuki evrende insana benzediği gibi, hiç benzemeyen de, zeki, gelişmiş, barış içinde yaşayan varlıklar var.

Ve siz onların görüntüsünü, sırf insana benzemediği için ürkünç bulabilir ve korkabilirsiniz. Yani siz henüz dış görünüşe bakarak hüküm verecek kadar az gelişmiş durumdasınız.

Dünya gezegeni olarak, birbirinizi yemekten vazgeçip hepinizin aynı Tanrı’nın yarattığı insan olduğunu anlayıp, tüm dünyanın ve insanlığın iyiliği için çalışacak kadar gelişmeden, dünya dışı zeki yaşamla karşılaşmanız her şeyi daha da kötü yapacaktır. Devletleriniz, bu görüşmeleri hızla kendi çıkarı için kullanmaya çalışacaktır. Yani aranızda birlik ve bütünlüğü sağlamadan açıkça ortaya çıkmamız mümkün görünmüyor.

Ve bir adım daha ileri giderek, Tanrı’nın tüm evreni sadece insan için yaratmış olmasının ne kadar cahilce bir kibir olduğunu fark edip, evrende birçok yaşamın olabileceğini ve hepimizin de Tanrısı’nın aynı Tanrı olduğunu anlamaya başlamadan, dünya dışı zeki yaşamla karşılaşmak çok zorlaşmaktadır. İnsanoğlu dünyasal düşünceden evrensel düşünceye geçmelidir.

Belki de en önemli konu şu ki; birçok dünya dışı zeki yaşamın, hayata, evrene temel bakışı sizden o kadar farklıdır ki, sizin bunu kavrayabilmeniz, bugünkü haliyle imkansızdır. Sizler sadece kendinize ve kendi düşüncelerinize, anlayış kalıplarınıza uygun olanı algılayabilir ve kabul edebilirsiniz. Bunların tümüyle dışında çok çarpıcı evren ve varlık anlayışları vardır. Kendinizi en inanılmaz, en şaşırtıcı gizemlere hazır kılacak kadar esnek olmalısınız. Bu esnekliği kazandığınızda biz ortaya çıkacağız.

Evrensel sevgi, huzur ve barışı kazanmak için yapacağınız çalışmalardaki başarınıza göre en uygun zamanda açıkça ortaya çıkacağız. Daha önce açıkça ortaya çıkarsak, bu karşılaşmaya henüz hazır olmadığınızdan, doğal evriminize ve özgür iradenize müdahale etmiş oluruz.

Siz hazır olduğunuzda evrende yalnız olmadığınızı tüm insanlığa göstereceğiz. O zaman evrensel bir paylaşma ve dayanışma dönemi başlayacak.

İNSANLIKLA TEMAS KURUYORLAR MI? KİMLERLE?

İnsanlıkla temaslarımız tarih boyunca sürdü. Bugün de sürüyor.

Bu temasları, insanlık tarihi boyunca, bizimle ilişki kurabilecek özellikteki az sayıda insanla gerçekleştirdik ve gerçekleştiriyoruz.

Bu temasları birkaç yolla yapıyoruz. Bunlardan biri, telepatik iletişimdir. Bu iletişimi kurduğumuz binlerce insanla görüşmelerimiz sürüyor.

Diğer bir yöntem doğrudan temastır. Dünya gezegenindeki birçok varlıkla bu yolla görüşüyoruz. Onlarla dünya gezegeninde birebir görüştüğümüz gibi, uzay gemilerimize alıp seyahatler yapıyor ve bazı bilgiler aktarıyoruz.

Bir başka yöntem de, sizin rüya diye algıladığınız, astral (enerji) bedeninizle yaptığımız görüşmelerdir.O yüzden binlerce insan rüyalarında bizi ve gemilerimizi görüyor, gemilerimizde seyahat ediyor ve bilgi paylaşıyor.

Amacımız, dünya insanlığını dünya dışı zeki yaşam gerçeğine giderek yakınlaştırmaktır. Bu yüzden birçok insan kardeşimizle yaptığımız görüşmelerde, kendimizi size tanıtmaya çalışıyoruz. Onlar da size deneyimlerini ve aldıkları bilgileri aktarıyorlar. Bu yolla giderek insanlığın bilinci yükseliyor.

Her dil, din ve etnik gruptan insanlarla temas kurabiliyoruz. Biz sadece insanlığı görüyoruz. Bize göre siz de, biz de Tanrı’nın kullarıyız. Hiçbirinizi ayırmıyoruz.

İnsanlığın ve evrenin en yüksek hayrı için çalışma yapan herkesle çalışmaya hazırız.

Hemen her ülkede, telepatik yolla, rüyalar yoluyla ve doğrudan görüşme yoluyla temasta olduğumuz binlerce insan var. Tüm insanlık bizi tanıyıncaya kadar ve evrensel bir tanışma ve anlaşma dönemi gelinceye kadar, bu temaslarımız sürecek.

NASIL GELİYORLAR

Evrenin çeşitli yerlerinden dünyaya gelen varlıklar birçoktur. Bu varlıkların bilgi ve teknoloji düzeyleri çok zengin ve çeşitlidir.

Dünyaya, farklı uygarlıklar, kendi farklı bilgi ve teknolojik imkanları ile geliyorlar. Evrendeki zeki hayat o kadar şaşırtıcı örnekler gösterir ki, bunları hemen kavramak kolay değildir.

Bazı varlıklar ışık hızından çok daha hızlı gidebilen uzay araçları ile buraya kadar gelirler.

Bazıları, kendi uzay-zamanlarından sıçrama yaparak sizin uzay-zaman parçanıza giriş yaparlar ve sizin uzay-zamanınızda birden ortaya çıkarlar.

Bazı varlıklar sizinle aynı boyutta yaşamazlar. Onlar titreşimsel yapısı çok farklı bir başka boyutun içindedir. Ama gelişmiş varlıklar oldukları için bizim boyutumuza titreşimlerini düşürerek odaklanabilirler ve bu boyutta ortaya çıkabilirler.

Bazı varlıkların Dünyaya gelebilmek için uzay araçlarına ihtiyacı varken bazı türlerin buna ihtiyacı yoktur.

Bazı türler, Dünyaya hiç gelmeden kendi gezegenlerinden ya da boyutlarından iletişimi kurup sürdürürler.

Bazı varlıklar, sadece bilimsel olarak değil, ruhsal olarak da o kadar gelişmiştir ki, onlar maddeye tamamen hakim olmuş gibidirler. Dünyaya gelmek onlar için bir an’da gerçekleşebilir.

Özetle evrendeki diğer uygarlıklar, dünyaya, bilimsel ve ruhsal gelişmişliklerine bağlı olarak, birçok değişik yolla gelmektedir.

TANRI İNANÇLARI VAR MI?

Elbette Tanrı inancımız var. Tüm evreni yaratan o kudret hepimizin içinde ve onun gücü tüm evreni kaplıyor.

Evrendeki sayısız uygarlık, o kudretin varlığını açıkça anladıktan ve yüreğinde hissettikten sonra gelişmeye başladı.

Sizler de Tanrıyı yüreğinizde hissetmelisiniz. Uzun zamandır tek yönlü olarak gelişiyorsunuz. Sadece bilimsel gelişme yetmez. Ruhsal olarak da gelişmelisiniz.

Bizim sizlerle temaslarımızda anlatmaya çalıştığımız en büyük gerçek budur. Tanrı bir gruba ya da bir gezegene ait değildir. O, tüm evrenin ve evrendeki tüm varlıkların yaratıcısıdır.

O hepimizin içindedir. Bizim bir parçamızdır. Ve o evrenin sonsuzluğunu kaplar. Onu hissettikçe, anladıkça daha da gelişiriz, büyürüz. Tanrının evreninde sonsuzluk yolcuları oluruz.

Tanrı bilincinizin artması gerekiyor. Çünkü biz tanrı bilinciyle yaşıyoruz.

Tanrı hakkındaki anlayışınızı geliştirin. Bir üstadınızın dediği gibi, insanın gelişmişliği tanrı hakkındaki anlayışıyla ölçülür.

Tanrı bildiğimiz ve bilemediğimiz ve asla bilemeyeceğimiz her şeydir. Tanrı içimizdedir. Biz onun bir parçasıyız. Tüm evren ve sonsuzluk onun bir parçasıdır. Ama yine de o tüm bunlardan sonsuzca daha fazladır.

Tanrı hakkındaki anlayışınız genişletin. O zaman bizi daha çabuk kabul edeceksiniz ve buluşmamız hızlanacak.

HÜKÜMETLERİN ELİNDE EVRENDE ZEKİ HAYATA DAİR KANITLAR VAR MI?
Evet. Birçok devletin ilgili birimlerinde, dünya dışı zeki yaşamın kanıtı bilgi ve bulgu vardır. Bu kanıtlar sadece bugüne ait değil, tarihiniz boyunca var olan bilgi ve bulgulardan oluşmaktadır.

İnsanlık, dünya dışı zeki yaşamla ilgili kesin kanıtların olduğunu hükümetlerinden duymak istiyor. İnsanlık bunu kaldıracak kadar gelişmiştir.

Yönetimleriniz, bu bilginin tüm sosyal düzeni sarsacağını ve hakim anlayışların etkisinin ortadan kalkacağını ve bir kaos döneminin olabileceğini düşünüyorlar.

Fakat böyle evrensel bir gerçek ilelebet saklanamaz. Biz varız ve hep var olacağız. Sizlerle temasımız artan derinlikle sürecek. Yönetimlerinizin elindeki bilgi ve bulguları halklarıyla paylaşmaları, evrende zeki hayat konusunda büyük bir ilgi ve heyecan patlaması yaratacak. Bu doğrudur. Fakat bu kaosu değil, insanlık ortak değerlerinin hızla bir araya getirileceği, yerel değerlerin hızla yerini evrensel değerlere bırakacağı bir dönemi hızlandıracaktır.

Bu dönem öyle ya da böyle zaten sürmektedir. Yönetimleriniz, ellerindeki bilgi ve bulguyu paylaşarak bu sürece büyük hız kazandırabilirler.

Bunu hep söyledik, yine söylüyoruz. Elinizdeki bilgi ve bulguları halkınızla paylaşın. Korkmayın. O bilgi ve bulguları sizin için ulaşılır hale biz koyduk. İnsanlıkla paylaşın diye, burada olduğumuzu, yakında buluşmanın gerçekleşeceğini bilsinler diye.

Bu sorumluluğu tekrar hatırlatıyoruz. Bilgi paylaşılmak içindir. Biz evrensel bilgileri paylaşmaya geliyoruz. Siz de elinizdeki tüm bilgiyi halkınızla paylaşın ve emin olun ki insanlık hazırdır.

MADEM GELİŞMİŞ TEKNOLOJİLERİ VAR, NEDEN DÜNYADAKİ SORUNLARI ÇÖZMÜYORLAR..
Çünkü Evrende “özgür irade yasası” var.

Evrendeki tüm yaşamlar bu yasaya uymak zorundadır. Biz, gezegeninizin ve insanlığın doğal gelişimine müdahale edemeyiz. Sizler evriminizi kendi seçimlerinizle yaratacaksınız.

Eğer insanlık olarak, dünyadışı zeki yaşamla tanışmayı, yardımlaşma ve dayanışma içinde olmayı isterseniz ve buna çaba gösterirseniz, biz yanınızda olacağız.. Ve aslında tarih boyunca birçok kez bunu yaptık. Halen de, sizin farkedemediğiniz düzeyde bu kısmi yardımlarımız sürüyor.

Tüm varlıklar seçtiğini yaşar, niyetine aldığını yaratır. Sizlerde insanlık olarak kendi seçimlerinizin sonuçlarını yaşıyorsunuz. Bunu değiştirmekte sadece sizin elinizde.

Seçimlerinizi, tüm dünyayı, tüm insanlığı, tüm evreni dikkate alacak kadar genişlettiğinizde, biz size yardım etmek için, paylaşma ve dayanışma için orada olacağız.

Kitap yazsam alirmisiniz

Her Hakki Sacmalarima Ve Yalnizligima Aittir.... Blogger tarafından desteklenmektedir.

Gelin bi cayimizi icin

Bu Blogda Ara