alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
on Pazar, Kasım 22, 2009
Açım:
Açım
Yorgunum:
Gerçekten yorgunum
Susadım:
Su içmek istiyorum.
Bir akşam yemeğine ne dersin:
Sevişesim var.
Benimle dans eder misin:
Seninle sabaha kadar sevişmek istiyorum.
Telefon numaran var mı, ararım bir gün:
Seninle sevişmek zorundayım.
Elbisen çok güzelmiş:
Dekolten muazzam...
Çok gergin görünüyorsun. Masaj yapayım mı sana?:
Seni okşamak istiyorum.
Neyin var:
Yine gereksiz saçma sapan bir depresyona girmek üzere misin?
Yorgun gözüküyorsun:
Bu gece seks yok mu?
Tabii, çok güzel olmuş yeni saçın:
Eskisi daha güzeldi. Uzar di mi bu?
Evet bu elbise öncekinden daha güzel oldu, yakıştı sana:
Cinnet getirip yakacağım şimdi burayı. Al bir elbise defolup gidelim şuradan.

http://www.sezer.org/'tan alınmıştır.......
on Cuma, Kasım 13, 2009
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh,kalbi bağlayamaz mı?
Hasret özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulmaz mı?
Hırsızlık;para,mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak,hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah,hançer mi olmalı?
Saçlar bağ,gözler silah,gülüş kurşun olmaz mı?


VİCTOR HUGO

iki gündür bir blogtan alıntı yaptım başta söylemedim ama şimdi söylüyorum gayet güzel bir blog yazarı çok eğlenceli ve içinde insanları eğlendiren insanların kendini geliştirici güzel yazılar bulunmakta eminim benden daha rating alıyodur işte buyrun

http://leyli.blogcu.com/sayfa/2
on Perşembe, Kasım 12, 2009
Kendime Mektup

Seyrettiğim bir dizideki karakterin biri, devamlı kendi evini arar ve telesekreterine kendisi için mesajlar bırakırdı. "Pul almayı unutma ve sen çok yakışıklısın", "Yarınki toplantı çok iyi geçecek kendine güven". Ne güzel birşey derdim kendi kendime. Sıkıntıların neredeyse beni boğduğu ve her zamanki gibi anlatacak paylaşacak kimse bulamadığım bir pazar günü kendime bir mektup yazmaya karar verdim. Buyrun okuyun.



Sevgili Ben,



Görüyorum seni. Yine için sıkıntı dolu, oturmuşsun orada. Yüzüne vurmuş üzüntün. Bak çaycı hatice abla bile, "kızım , sorun ne? Çok üzgünsün! dedi." Sen, "Yok birşey, uykusuzum sadece" diyerek, kadını başından savdın. Ama inanmadıki sana. İçinde, bir ne yapacağını bilememe, bir türlü çıkış yolu bulamama var. Değil mi? Ah bilmez miyim? Sen, sakin sakin otur, sabret bak, geçecek inan bana. Ne komiksin sen sabreden derviş sıkıntıdan çatlamış deme sakın, onun doğrusu sabreden derviş muradına ermiş, inan bana.



Çok iyisin sen. Hemde fazla iyisin. Üstüne üstlük bir de çok vericisin. Ama inan bana boşuna yapıyorsun bunları. Bak ne zaman insanların işi düştüğünde, yardıma ihtiyaçları olduğunda, seni aradılar. Sen de koştun hemen. Ama, seni sadece kullanıyorlardı. Peki sen aradığında, kaç kişi orada idi? Yooo susma, hadi söyle bana kaç kişi orada idi. Kocaman bir hiç değil mi? Yaa, gördün mü? Hatırlamısın bir defa ne şeytanlıklar yapmıştın. Hani, ilgi gösteriyormuş gibi davranmiş, övmüş, yükseltmiş istediğini almış, sonra da bir daha aramamıştın ya. İstediğini elde etmiştin güzelce, ama sonra vicdanın sızlamıştı nasıl böyle birşeyi yapabildin diye. Hiç vicdanını öldürmeyi düşündün mü ? Yoo ,çok zor değil yapabilirsin herhalde. Hiç olmazsa alkol ile uyutmayı denesene. Bak artık bazı tezlerini çürütmenin vakti geldi. Ne dersin sen? "Senin yaptığın iyilikler karşındaki insandan sana da yansır". Hımm. Yalan! Karşındaki insan kara delikse ya da başka bir deyişle çıkarcı bir ayı ise yansımaz. Diğer sözün ne idi? "Almak için önce ver". Ha! Ha! Ya, harbi üzgünüm ama sende biraz safmısın ne? Bir dahaki sefere almadan verme. Tamam mı? Bunu sakın unutma. Önce al sonra ver.

Arkadaşların konusunda da çok dertlisin, değil mi? Neler oldu bugüne dek? Çok sevdin değil mi? İlgini, alakanı, bütün şefkatini, elinden gelen sıcaklığı, dostluğu gösterdin. Değer verdin, kıymet bildin. Ee, ne oldu sonunda? Seni, en iyi arkadaş olarak gördüler değil mi? Sen her an herşey için hep orada oldun, ama ne yaptılar?Ancak işleri düştüklerinde ya da bunalıma girdiklerinde sana günahlarını çıkardılar.Ve bir kez daha senin ne kadar iyi bir dost olduğunu ve güvenilirliğinden dem vurdular.Ama ne zaman dolap çevirmeye başladıklarında yine o arkadaşlarını buldu.Sen bilmiyorsun. Anladın mı? Aldın mı mesajı? Senin için tekrarlayım mı?



Öyle biri ile ilgileniyorsan sevgi, ilgi, değer vermek yok. .



Peki şimdi sana gelelim. Bu lafı ilk duyduğunda ne dedin sen? "Olur mu ayıp. Ne demek onlarda insan. Böyle bir mantık olur mu? Ben karşımdakine, bana nasıl davranılmasını istersem, öyle davranırım".



Sen nerden geliyorsun güzelim? Alice harikalar diyarından mı? Yoksa Pollyana'mısın sen? Henüz ölüp, cennete de gitmedin. Aç gözlerini ve etrafına bak. Ne görüyorsun? Bak, bunu yapan bütün arkadaşlarının kul köle olan arkadaşları var mı, yok mu? Sen adam gibi muamele yaptın da ne oldu? Kiymetini bildiler mi? Sadece garanti bir can simidi oldun o kadar. Anla artık. İyiliği yok et. Kötü ol.



Vicdan dediğin gereksiz duyguyu sil. Kesin kazanacaksın. Aynı onlar gibi.Tabi ki sadece dünyada..





Sevgi ile kendimi öperim.

Ben. LeyLi !...
on Pazartesi, Nisan 06, 2009
10. Sinif

Ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için 'benim en iyi arkadasim' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip onun benim olmasini istiyordum... Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta olmadigi için o günün notlarini istedi ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum...

11. Sinif

Telefonum çaldi, arayan oydu ve agliyordu bana askin nasil kalbini kirdigini anlatti, beni evine çagirdi, yalniz kalmak istemedigini söyledi, bende tabiki gittim, koltuga, onun yanina oturdum, güzel gözlerine bakmaya basladim ve onun benim olmasini diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi basladi ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her sey için tesekkür etti ve yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum...

Son Sinif

Mezuniyet balosundan bir gün önce yanima geldi ve "çiktigim çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çiktigim biri yoktu ve 7. sinifta birbirimize söz vermistik eger çiktigimiz biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadas" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o aksam çok güzeldi, her sey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapisinin önüne kadar biraktim, kapinin önünde ona baktim o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek bakti. Onun benim olmasini istiyordum... Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, bana "hayatimin en güzel zamanini geçirdigini" söyledi ve yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum...

Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çatti...

Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çikarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasini istiyordum... Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanima geldi ve aglayarak bana sarildi sonra basini omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadasimsin, tesekkürler" deyip yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum...

Aradan yillar geçti...

Bir kilisedeyim ve o kizin nikahini izliyorum... evet artik evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatina girmesini izledim, baska bir adamla evli olarak. Onun benim olmasini istiyordum... Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Yeni hayatina girmeden önce yanima geldi ve "nikahima geldin tesekkürler" deyip yanagimdan öptü. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum...

Yillar çok çabuk geçti...

Su an benim bir zamanlar en iyi arkadasim olan kizin tabutuna bakiyorum, esyalari toplanirken lise yillarinda yazdigi günlügü ortaya çikti... Hemen günlügünü aldim ve günlükte okudugum satirlar söyleydi...

"Onun gözlerine bakarak onun benim olmasini diledim... Ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum... Keske bana beni bir kez sevdigini söyleseydi..."

http://yesimdenkodlar.blogcu.com/ 'dan alınmıştır.
http://yesimdenkodlar.blogcu.com/hello-kittyli-urunler_18953031.html
on Pazartesi, Şubat 11, 2008
 .:: - GAFLARIMIZLA - ::.


 


 


Salak olabilirim ama aptal asla.... ASENA
 


Ben meme kanserine sahsen karsiyim.... SINEM
GUVEN
 


Mozart Turkiye'de konser vermeye gelirse tabi ki
dinlemeye gideriz.....EMRAH
 


Allahi size emanet ediyorum.... TANSU CILLER
 


Tuneli kacmak icin mi kazdiniz .... REHA MUHTAR
 


Ismini vermek istemeyen bir izleyici Filiz Ovar
Ingiltereden ariyor.... A TAKIMI
 


Kendime ait goruslerim cok guclu goruslerim var ama
onlari her zaman onaylamiyorum..... CORC W BUSH
 


Polis yolu az sonra islenecek bir cinayetin
tatbikati icin kapatti....KANAL D ANA HABER
 


Eminem dunyaca unlu bir grup biliyorsunuz degil mi
arkadaslar....BEYAZ
 


23.Yuzyili yasadigimiz bu gunlerde basima gelen bu
dram...Q KIZI REYHAN
 


Cinayetler disinda en dusuk suc oranina
sahibiz..... WASHINGTON D.C. VALISI MARION BARRY
 


Sigara icmek oldurur oldugumuzde hayatimizin onemli
bir bolumunu kaybederiz ....BROOKE SHIELDS
 


Fransizlar amma kulturlu ufacik cocuklari bile
Fransizca konusuyor....IZZET YILDIZHAN
 


Cumhuriyet 1927 yilinda ilan edildi ......Tugba
oZAY
 


Ataturk ne demis Yurtta sulh barista sulh ....NIHAT
DOGAN
 


Bugun 10 Kasim Ataturk'un olum yildonumunu
solenlerle kutluyoruz......ELIFNAGME
 


Demet Akalin TGRT muhabiri olmus, yakaladigi bir
gence soru yoneltiyor:
Bugun ikiz kuleler katliaminin birinci yildonumu. Sen o binada olsaydin,
bes dakka vakdin olsaydi, ne yapardin? Sevgilini mi arardin, asagiya mi
atlardin, napardin?
Genc: Sevgilimi arardim, eheheyea...
Demet Akalin: Ayyyiih! cok romantiksiyn!..
 


"Kaplumbagalar bir bakkal dukkani gibidir, icinde
yag, sut, yumurta olan bir bakkal dukkani...".....Stv'de bir
belgesel
 


"Verici bir insan oldugum icin suiistimal
ediliyorum..." .....Hande Ataizi
 


"Super saygi duyuyorum...".....cagla
 


"Hepimizi tavsan yapan cocuk; Havuc..." .... A
takimi
 


"ocalan mektup yazip seyine veremez mi?" ....
Mehmet Ali Birand
 


"Artik birak bu isleri. Neymis efendim? Devlet su
isleri..." .... Cem Davran
 


"Biz bu senaryolarin icinde de degiliz, disinda da
degiliz..." .... Rahmetli; Bulent Ecevit
 


"Bu Turkiye'nin bir gercegi, kimse bunu Yok
varsayamaz..." .... Zuhal Olcay
 


''Ustalarin hepsi orijinal merkezinden gelmis...''
.... Ali Mufit Gurtuna (Yilmaz Erdogan'in kebapcilari icin)
 


"Metin Tokat bu aksam tek kelimeyle rezalet
kotuydu..." .... Erman Toroglu
 


"Valla Turk parlamentosu Turkiye'yi nasil temsil
ediyorsa Q kizlari da oyle Turk gencligini temsil ediyor..." .... Mehmet
Ali Acilmis (Q Jazz Club sahibi)
 


"O uclugu yemeseydik Amerika'yi yenerdik di mi
Batur aaabi?" .... Murat Kosova
 


"Saatte 275 kilometre hiz yapabilen 2 milyon
dolarlik teknelerin hizina pelikanlar bile yetisemedi..." .... 07.09.2002
tarihli Yeni Asir Gazetesi
 


Muhabir: Cumhuriyet kac yilinda ilan edildi?
Tugba ozay: 1917 eee pardon 1927
 


"Bu gemi suyun ustunde kaldigi surece batmaz..."
.... 08.09.2002 de Atv'de yayinlanan " Bermuda Seytan ucgeni"
filminden
 


"Allah da yardim etti sag olsun!.." .... Hidayet
Turkoglu (Angola macindan sonra)


"Celal ile birlikte olmak kama sutra gibiydi.
Surekli pozisyon degistirmek zorundasin..." .... Izzet capa (Celal capa
icin)
 


"Tatil icin Samsun'a gelen Pervin Cevizci'nin
cuzdanini calarak kacmak isteyen 11 yasindaki S.c'yi yakalayan vatandaslar
kucuk kica meydan dayagi atti..." .... Aksam Gazetesi
 


"Kazada olenlere bassagligi diliyoruz..."....
CNNTurk muhabiri (Sakaryaspor kafilesinin gecirdigi kaza haberinde)
 


"Burada bana olumsuz slogan atan gencler var.
Onlari da seviyoruz. Onlar da bizim genclerimiz..." .... Rahmetli Bulent
Ecevit
 


"Susma sustukca kimse seni duyamaz..." .... Kenan
Dogulu (sarki sozu)
 


"Artik macin son 5 dakikasi Arjantin: 85 -
Arjantin: 77" .... Murat Kosova
 


"Davut Guloglu'nun yaptigi muzik de, sound da, tarz
da onundur yani...".... Davut Guloglu
 


"Yetkililer geldi sayin seyirciler. Dere
arizalanmis, deredeki arizayi gidermeye calisiyorlar..." .... Show haber
muhabiri (sel haberi)
 


"Silahlari Israil'e biz satmasaydik baskasi
satacakti..." .... Tony Blair
 


"Mehmet Ali Erbil evlendikten sonra bir de
kayinvalidesi oldu...".... Reha Muhtar
 


"Kral tv ekranlarina hepiniz hos geldiniz. Aslinda
siz hep burdaydiniz, ben hos geldin oldum..." .... Kral Tv'de bir
VJ
 


"Sayin Basbakan, Pardon Sayin Kutan..." .... Ugur
Dundar (Secim Arenasi)
 


"Ben 20 yildir karimi ve soforumu degistirmedim.
Ben istikrarli bir insanim..." .... Turgay Ciner
 


"Beraberligi dusunmuyorduk en az 1 puan
istiyorduk..." .... 0-0'lik Altay-Trabzon maci sonrasi Altay'li bir
oyuncu
 


"Bu olayi daha bi commercial hale getirmek
istedik..." .... Nez yarismasinin bilmemnesi
 


"Hayvanlara maymunluk ogretmeye bayiliyoruz..."
.... Gulse Birsel
 


"Eski kiyafetlerimi bir bahcede satip butun
gelirini bir vakifa bagislamak istiyorum..." .... Tulin Sahin
 


"Kis sezonunda asik olmak istiyorum..." ....
Gulsen
 


"Babaniz kizginsa ve size "Aptala benziyor muyum?"
diye sorarsa, sakin yanitlamayin..." .... 14 yasindaki Michael (Advice
from Kids adli programdan)
 


"Biz sanatcilar kaoslarla yasariz. Bizler daha
yogun insanlar oldugumuz icin daha cok aska ihtiyacimiz var. Normal
insanlarin bizi bunyelerinde barindirmalari zor oluyor, biz daha standart
ustu insanlariz..." .... Askin Nur Yengi
 


"Sahnede o, hem sarki soyluyor hem de dans ediyor.
Ben de sahnede sarki soyluyor ve dans ediyorum. Yani cok farkli insanlariz
biz..." .... Nez (Petek Dincoz hakkinda)
 


"Artik Ortac soyadli bir kac seyim olsun istiyorum,
eee cocugum olsun istiyorum..." .... Serdar Ortac
 


"Allah affeder belki bunlari, ben cehenneme
atacagim seni!..'' .... Serdar Ortac (sarki sozu)
 


"Bi bakiyorum top10 listesine, benim album 6.
sirada listede, allahindan utan yaani olum diycem herife..." .... Serdar
Ortac
 


"Aslan dedigimiz bu hayvanlarin kocaman kafalari
vardir..." .... National Geographic tv'de bir belgeselden
 


"Eee burada bir nokta koymak istiyorum, sevgili
dabulu dabulu dabulu nokta kanal de nokta com nokta tr silas ucuncu devre
bizim imeyil adresimiz sayin seyirciler..." .... Ilker Yasin
 


"Mahsun suursuz konusuyor. Anlasilan bu bir virus.
Bu durumun Ibrahim Tatlises'ten gectigini zannediyorum. Onun gibi
saldiriyor. O benim ilkokul mezunu oldugumu da soylemisti..." .... ozcan
Deniz
 


"Er Ryan'i kurtarmak mi yoksa yurtdisinda egitimi
kurtarmak mi daha onemli?" .... uluslararasiegitim.com
 


"Miss Rusya miss sutyen oldu!.." .... Aksam
Gazetesi
 


"Hizli yukselisiyle genclerin yeni ilahisi olan
Nez, bakalim bu konuda neler dusunuyor..." .... Renkli Hayatlar dis
ses
 


"Yaslilar icin eli ve penceyi guclendiren toplari
oneriyoruz..." .... Osman Durmus
 


"Aracta olu bulunan cesedin..." .... Atv haber
 


"Bu keyifli dakikalardan eglenceli dakikalara
geciyoruz..." .... Pazar Keyfi dis ses
 


"Gizem ozdilli, Otomobil Osman'la atliyor son model
otomobile, karanliga karisiyor..." .... Televole dis ses
 


"Bursa-Kocaeli karsilasmasinda uzatmalar oynaniyor,
dakika 87!..".... Bir Lig Tv Spikeri
 


''Turkiye'nin bize ihtiyaci vardi...'' ....
Nez'lerden biri
 


"Showtvnet. Burasi cok net..." .... Digiturk'te
yayinlanan bir reklam
 


"Hakan (Sukur) muthis bir karizma erozyonuna
ugradi..." .... Ahmet cakar
 


"Simdi baskili oynuyoruz ama seyi de elden
birakmamak lazim, di mi Batur aaabi???" .... Murat Kosova
 


"cok paralar kazandim. Ayi aldim, deve aldim, aslan
aldim, daire fiyatina kurkler aldim."
Ahu Tugba'nin enteresan alisveris listesine gipta ediyoruz...
 


"Bence Hulya, Kaya Bey'den bosanmak icin gec bile
kaldi. Bu durum benim basima gelse vakit gecirmeden hemen bosanirim. Ama
ortada bir cocuk var bu yuzden insallah barisir ve yeniden evlenirler."


Petek Dincoz ve bosanma-barisma-evlenme seytan ucgeni...
 


"simdi gavurcadan Muslumancaya ceviriyorum."
Prof. Dr. Emin Gurses Ceviz Kabugu programinda enteresan bir tercume
dunyasina giriyor.
 


"Esimle gurur duyuyorum. Bir basbakan,
cumhurbaskani karisi gibi hissediyorum kendimi."
Anadolu Atesi turnesinde esini yalniz birakmayan First Lady Gulben
Ergen...
 


- Uzun zamandir mi gitar caliyorsunuz?
- 45 yil oldu.
Kralice Elizabeth ile Eric Clapton arasinda gecen diyalog...
 


"senay'in (Akay) her zamanki kaprisleri. Son anda
podyuma cikmamak olmaz. Ben kendisine ne yaptim ki! Yalnizca travestiye
benzettim." Manken Aysu Baceoglu...
 


"Valla ben irkci degilim."
Emre Belozoglu, "Hangi irkin kadinlarini begeniyorsunuz?" sorusu
uzerine...
 


"Hulya Avsar senaryoyu okumus. Bir kafede
bulusmusuz. Kabul edip etmeyecegi belli degil. Filmin basinda da bir
kalantorla Leman karakterinin (Hulya Avsar'in oynadigi) seks sahnesi var.
Sevisme diyemem, daha cok bir seks sahnesi! Agir calisma! Oral seks
yapiyorlar.
'Merhaba, merhaba.' Oturduk. 'Kutlug bey,' dedi 'bu blopjob (blow job'u
yani oral seksi kastediyor) mu ne diyorlar. Siz bu blopjob'dan
koymussunuz. Bu benim bildigim bir sey degil. Nasil yapilacagini bilmem.
Bunu bana gostereceksiniz, degil mi?' dedi."
Iki Genc Kiz'in yonetmeni Kutlug Ataman'in Hulya Avsar'la karsilastigi
an...
 


"Thanks, siz how are you?"
Basbakan Erdogan, Tunus'ta Ingilizcesini konusturuyor.
 


"Artik Nirvana oldum, ask defterini kapattim."
Serdar Ortac, Nirvana olmus, biz de Pearl Jam...
 


"Ben olsam ikisinin de ayaklarini kirardim. Ayrica
benimleyken baskasinin ayagini oksayacak erkek goremiyorum. Turkiye'nin en
guzel ayaklari olan sanatcisiyim."
Karsisinda oturan kadinin ayaklarini oksayan Beckham'la ilgili
dusuncelerini dile getiren Seren Serengil'e ayaklariyla mutluluklar
diliyoruz.
 


"Sanatci arkadaslarimiz gercekten bazilari konusmak
bilmiyorlar."
Izzet Yildizhan'in dilinden bal damliyor. Bu arada biz de yazmak
bilmiyoruz.
 


"Misafire saygiliyimdir. Hemen iceri davet ettim,
grup seksi yarim biraktim."
16 yildir grup seks organizatorlugu yapan Z.s., seans sirasinda ziyarete
gelenleri Turk misafirperverliginden mahrum birakmiyor.
 


"Gygax yerde numaradan yatiyor ama birazdan maymun
gibi kosacak, tazi gibi kosacak, kopek gibi kosacak. Hayir iki 'p'yle
soyluyorum koppek gibi kosacak!"
Spiker umit Aktan radyoda Turkiye-Isvicre macini anlatiyor. Peki esssek
(uc 's' ile), desek?
 


"Michael Jackson... Yoksul, siyahi bir erkek cocugu
olarak dogdu, zengin beyaz bir kadin olarak olecek..."
Sabah yazari Mansur Forutan...
 


"Allah onlari gamzeleriyle birlikte mutlu etsin."
... Iclal Aydin'in eski esi Kemal Basbug...
 


"Picasso'yu tabii ki taniyorum. Yurtdisinda birkac
yerde karsilasmis olabiliriz." Manken Nilay Dorsa...
 


"Alti haftadir birlikteyiz. Ne opusme, ne
sevisme... Daha elini bile tutamadim. onume bu kagidi (bekaret raporu)
koydu. 'Doktordan aldim bu raporu' dedi. Aslinda 'Guven bana,' demek
istiyordu. Ben de ileride ihtiyac olur diye bir fotokopisini aldim."
sebnem Schaffer'in sevgilisi Ilhan Dogan'a belki vize basvurusunda filan
lazim olur bu rapor, iyi olmus fotokopisini cektirdigi...
 


Vucudundan kurtul. Sadece zihnin ve ruhunla yasa...
O zaman topragin altinda nefes alabilirsin... (Cuneyt Arkin)
 


Bircok arkadasimin icime girmesine izin verdim ve
ben oyle her arkadasimi icime alan biri degilimdir!!! (Deniz
Akkaya)
 


Kanada gibi denizasiri ulkelerde cok bulundum...
(Amerika'dan Britney Spears)
 


Nodaliklar to, todaliklar no... (Rahmetli Bulent
Ecevit)
 


Ilham kaynagim su gordugunuz Bogaz. Bu deniz, okuze
bile ilham verir... (Serdar Ortac)
 


Teniste en iyi hareketlerden biri, topu fileyi
yalayarak atmaktir. Ben yaptigim islerde bu atis felsefesini benimsedim..
(Hulya Avsar)
 


Uzun vadede politikada iyi seyler yapmak istiyorum.
Manken arkadaslarim da bana destek oluyor... (Tugba ozay)


simdi de Pink Floyd ve arkadaslari soyluyor: The
Wall... (TRT 3spikeri)
 


57. Hukumet 'tekno partilerin' acilmasina yardimci
oldu... (Bulent Ecevit)
 


Kaybedecek hicbir seyi yoktu. Ilk iki seti
kaybetti. simdi kaybedecek daha cok hic birseyi yok!..
(Wimbledon erkekler final macini anlatan TRT spikeri)
 


oyle bir sivilce ilaci kullaniyorum ki bir sene
icicem bir daha omur boyu hic sivilce cikmayacak. Iste oyle bir sivilce
ilaci aldim ben... (Guzide Duran)
 


Alpay arka ayagini burktu!.. (Turkiye-Brezilya
macindan...)
 


Annem bana 'O. cocugu!' diye bagirdiginda olusan
ironiyi hic bir zaman anlamadi... (Jack Nicholson)
 


Insan sevdigine 'Sana gelecegine bana gelsin' der.
oyle degil midir ya? Herkesin bir bebegi vardir... (Ibrahim Tatlises)
 


Bu tokat olayindan sonra hayata bakis acim degisti,
artik her seye daha pozitif bakiyorum... (Hande Ataizi)
 


Coly, top diye Hasan'a vurdu. Ama Hasan'in kafasi
da top gibi baksana. Vurabilir insan... (Turkiye - Senegal maci yorumcusu
omer urundul)
 


Chicago'ya gelmek istedim cunku Chicago 52
eyaletimizden biri...
(Raquel Welch;)
Not 1: Amerika'daki eyalet sayisi50,
Not 2: Chicago eyalet degil
 


Ben simdi parcayi Cengiz'in bana ogrettigi gibi
okumadim. Cengiz bana bi nagmeler ogretiyor, cok degisik oluyor. Eger oyle
okursam hakikaten cok guzel oluyor... (Seren Serengil)
 


Annem hakikaten cok kaliteli bir sanatci annesi...
(Seren Serengil)
 


Belcikalilar sahada 4-4-2 seklinde dizilmisler...
(Ingiltere-Danimarka macini sunan TRT spikeri)
 


Hadi len bir kita okiim... (Izzet Yildizhan,
Tgrt'deki sovunda seyircilere dogru soyledi)
 


Gazeteci Sorusu: 'Turkan Hanim, gozlerinizi
bagislamayi dusunur musunuz?'
Turkan soray yaniti: 'Bugun mu?'
 


Parlamentodan, 500'u askin basbakan cikar... (Osman
Durmus)
 


'Senin agzini yerim' toplumda cok sik kullanildigi
icin boyle bir sarki cikarttim... (Sinan ozen)
 
on Cumartesi, Ocak 12, 2008
ayçok feciiii....gecen bi adamın tam arkasından geçiyodum kiiii aman Allahım feci kokuyodu.hiç yoktan adamın osuruğunu kokladım yaa.iğrenç .......hemde sokak ortasında....
on Pazartesi, Aralık 31, 2007
bizden akıllı olmasın veled-i zinanın biri düşünmüş ve harbiden aşkın resmini yapmış tabikii japon tabikii bu yazıyı okurken aşkın kanunununununununu yazsam yeniden şarkısı aklınıza gelmesin hadi bakalım yazıyı okuyalım

Shangai üniversitesindeki bir öğrenci sevgilisine akıl sır ermez aşkını anlatmak

istedi... Ve ne yaptı ?? Üniversite kampüsündeki odalarda kalan her kız

öğrenciye çikolatalar vererek akşam saat 08:00 de bazılarının ışıklarını

açmalarını bazılarınında kapatmalarını istedi. Gerisini resimden izleyin...

Gerçekten nefes kesici! Geç saatlerde yüzlerce öğrenci insanın bildiği en

yüce duygu olan "Sevgi" tarafından yaratılan bu sanat eserini görmek için bir

araya geldi..... vay yavşak
dikkat bu hikaye okuduktan bes dakka sonra acısını göstercek içinizdeki büyük acıyı hissetceksiniz...

BIZIMKISI BIR AŞK HIKAYESI[
Sizin için ne derece önemi var bunu bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken
gözümden damlalar akıyor klavye üzerine. Erkekler ağlamaz lafı bana göre değil. Ağlamaktan hiç utanmadım,duygularım,acılarım beni boğduğu zaman hep
ağladım.Yine ağlıyorum... Sizleri tanımıyorum ama sizlerle paylaşmak
istiyorum.Lütfen;bu satırlara bir seven olarak sahip çıkın ve lütfen yazılı
satırlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yaşarmış
diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocuğu olarak babamın
tayininin çıktığı bir köye taşındık.
Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,
şehirde medenice okumak istiyordum.kaydımı yaptırdı babam
okula.İlkokul 4. sınıftan başladım köy okuluna.Beni bir sınıfa
verdiler.Öğretmen köyde yabancı olduğumu biliyordu ve hangi sıraya oturmak
istiyorsan otur dedi bana.Bir kızın yanı boştu sadece, oraya oturdum.
Hayatımı adadığım,gidişiyle beni bitiren insanla ilk o zaman tanıştım.İsmi Altınay idi.
Çocuk yaşımda bile onun güzelliği beni çok etkilemişti.Masmavi
gözleri,gamze yanakları ile arada bir bana dönüp gülüşü,yanlış yazdığım
notlarımda kendi silgisiyle defterimdeki hatayı silmesi beni o minik yaşımda
ona bağladı.O dönemlerde çocukça bir arkadaşlıktı. Zaman ilerledikçe onsuz
tek saniye geçiremiyordum.ya ben onlara gidip ders çalışıyor, yada o bize
geliyordu.Mükemmel bir paylaşımcıydı.Yüreğini,sevgisini,dostluğunu daha o
yaşta vermişti bana.İlkokulu birlikte okuduk ve aynı sırada bitirdik.Hep
onunla hep ona biraz daha alışarak. Ortaokula geçtiğimizde ailelerimize rica
ettik ve bizi aynı okula yazdırdılar, hatta aynı sınıfa,hatta aynı sıraya
oturmamız için babalarımız öğretmenlere adeta yalvardılar.Başarmıştık.
Yine aynı sıradaydık.Geride kalan ilkokul dönemindeki iki yılda anladım ki
onsuz hayat bana huzur vermiyordu.Yaşımız olgunlaştıkça o beni,ben onu daha
çok seviyordum.
Çocukça başlayan arkadaşlığımız sevgiye aşka dönüşmüştü ortaokul
yıllarımız bitmek üzereyken.Şehir merkezinde.Ailelerimiz liseye geçtiğimiz
sırada ortak bir karar aldılar.Buna göre tek ev kiralayacak ikimiz aynı evde
kalacaktık.Annem de bizimle kalacaktı.Allah\\\'ım o karar bize iletildiğinde
dakikalarca sarmaş dolaş kutlamıştık bunu.Ona aşık olmuştum.Aynı duyguları o
da paylaşıyordu ve bunu fark eden ailelerimiz okul bittiğinde evlendirelim
diye karar almışlardı bile.Ona tapıyordum artık.Haşa Allah\\\'a şirk koşar gibi
günah işlercesine seviyordum.İlk elini tuttuğumda sakın bir daha bırakma
demiştim. Yanakları kızarmıştı,utanmış ve başını önüne eğmiş,gülümsemiş ve
elimi sıkı sıkı kavramıştı.Artık her gün elele tutuşup okula gidiyor okuldan
çıkarken elele dolaşıyor geziyor öyle gidiyorduk evimize.Arada bir elleri
terler ve her terleyişte elini elimden kurulamak için çekerdi.Bunu her
yaptığında kızar elimi bırakma diye azarlardım,hep tamam tamam diyerek
gülümser ve hızla elini avucuma sokuştururdu.
Her şey harikaydı,dünya cennet
gibiydi gözümüzde.Yıllar akıp gidiyordu mutluluk içinde.Nihayet liseyi de
bitirmek üzereydik.karne dönemi gelmişti.Karnelerimizi aldık hiç kırığımız
yoktu.Sevinçle sarıldık birbirimize elimi tuttu.bunu kutlamak için bir
cafeye gidip cola içerek kutlayacaktık.Okulun az ilerisinden geçen bir çakıl
yol vardı.Her zaman toz duman içinde olurdu.çakıllarla kaplıydı.O yolun
benim ve ölürcesine sevdiğim insanın ayrılmasında bu kadar rol
oynayacağını bilsem hiç girer miydik o yola.Neler vermezdim o yolu yürümemek için.
Eli yine elimdeydi,ansızın elini çekti,terlemişti yine eli.Sanırım dört
adım atmıştım.Dönüp yine azarlayacaktım.Çünkü hem elimi bırakmış,hem de
geride kalmıştı.Dönüp baktığımda Dünya başıma yıkıldı.Sanki gök kubbenin
altında kaldım.yerdeydi ve yüzünden kan fışkırıyordu.ne yapacağımı bilemedim
üzerine kapandım yüzüne yapışmış saçlarını kaldırdığımda hayatımı bitiren o
görüntüyle karşılaştım.Başı kesilmiş bir tavuk gibi
çırpınıyordu.
Suratına bir taş parçası bıçak gibi saplanmıştı ve bakmaya doyamadığım mavi
gözlerinden biri akmıştı.Suratının yarısı yoktu.Hırlıyordu bana bir şeyler
demek istiyor kanla kaplı diğer gözünü temizleyerek bana bir şeyler
demeye çalışıyordu.Yoldan geçen bir kamyonun tekerinin altından fırlayan bir
taş suratına saplanmıştı.Ölürcesine bir aşkı,geleceğimizi kibrit
büyüklüğünde bir taş parçasının bitireceğini bilemezdim.Donuk donuk hiç konuşamadan
yüzüne bakmaktan başka bir şey yapamıyordum. Ellerini tuttum kaldırdım
başını göğsüme dayadı ve elimi sıkı sıkı tuttu.Akan kan ellerimize
damlıyordu.Yoldan geçen bir araba durmuş bizi seyrediyordu,hastaneye
yetiştirelim dediğimde kanlı olduğu için almadı ve kaçtı gitti.
Kimse arabaya almıyordu.çevreme bakıp yardım eden demekten,ona dönüp seni
seviyorum,beni bırakma,dayan demekten başka bir şey yapamıyordum.İki dakikalık bir
çırpınıştan sonra kucağımda öldü.Cennet olan Dünya 5 dakikada cehenneme
döndü.Tam dokuz yıl oldu onu yitireli.
Kendime olan güvenimi yitirdim.Artık kimseyi sevemem,kimsede beni
sevemez korkusundan kurtaramıyorum kendimi.Bitkisel hayatta gibiyim.Tek elimde
kalan bu net.bu net aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim.Yitiren,ya da ben
yitirenle paylaşmak isteyen herkese elleri terlese bile ellerimi
bırakmamaları şartıyla elimi uzattım.Dost,kardeş,arkadaş ne olursanız
olun ama elimi bırakmayın.Size sesleniyorum, elimi bırakmayın lütfen...


Temelli mi gidiyorsun?
Bak elimin sıcaklığı geçmeden gel
Hani elimi sımsıkı tutmuştun ya
Hiç bırakmayacak gibi
Bıraktin ama soğumadan gel!
on Pazar, Aralık 16, 2007
10 Ocak Pazartesi
Kar manzarası müthiş. Fotoğraf makinamı yanımdan ayırmıyorum. Van Gölü’nün maviliği ve karın beyazlığı, Süphan Dağı’nın gün batarken oluşturduğu siluet büyüleyici. Akşam yorgun ama görevimi yapmanın, insanlara yardım etmenin iç huzuru ile sobanın yanında uzanırken, sessizliği kovan radyomun eşliğinde uyuyup kalmak ne güzel.

3 Kasım Perşembe
Şu an kasabamda iki kanserli hasta var. Bir tanesi mide kanseri, diğeri rektum kanseri. Rektum kanseri olan hasta gencecik bir kadın. Otuz yaşında. Bir ay önce bana geldi. İlaç yazdırmak için gelmişti. ‘Bende basur var, şu ilaçları kullanıyorum, bunları yazar mısınız?’ dedi. Hemoroidde kullandığımız ilaçlardı. Ne yakınması olduğunu, ne zamandan bu yana bunları kullandığını, hiç doktor muayenesi olup olmadığını sordum. Hiç doktor muayenesi olmadan, öyküyle verilen bu ilaçları iki yıldır kullandığını öğrendim. Bunun yanlış olduğunu bu bölgenin birçok hastalığı olduğunu bunların ancak muayene ile anlaşılabileceğini, Allah korusun kanser bile olabileceğini söyleyerek muayene olmaya ikna etmeye çalıştım. Bunda utanılacak bir şeyin olmadığını, hatta bana muayene olmak istemiyorsa onu ilçede çalışan, bu işlerin uzmanı genel cerrah ağabeyimize gönderebileceğimi söyledim. Hasta genel cerraha gitmeye ikna oldu. Eline bir not yazarak gönderdim. Aynı gün öğleden sonra genel cerrahın notu ile bana geldi. Notu okuduğumda şok olmuştum ama belli etmedim. ‘Mustafa, göndermiş olduğun hastanın rektal tuşesinde, rektumun yaklaşık 8 cm içerisinde papüllomatöz kitle var. Rektum Ca? Atatürk Üniv. Tıp Fak. sevk edelim.’ yazıyordu. Ben de merak ettim. Hastayı tuşe ettim. Kitleyi çok kolay palpe edebiliyordum. Kanamalı, papüllomatöz, sert kitle vardı. Böyle bir kitleyi ilk kez palpe ediyordum. Hastayı sevk ettim. Orada incelenmiş. Ameliyat önerilmiş. Pek ümit vermemişler. Ameliyat olmadan gelmiş.

iyi bir salak heryazıdan bişeyler çıkaran salaktır bkz : benim gibi :P
on Pazartesi, Aralık 10, 2007
"Sevişmeye devam ediliyorsa ikinci adım öpüşmektir. Hiç öpüşmemiş bir kızın ilk öpüşmeleri biraz acemice heyecansız olabilir. (ama onun da zevki bi başkadır. Rivayet odur ki en güzel öpücük ilk öpücüktür). Biraz daha büyüyünce, uyarılmaya hazır hale geldiğinde, zevk alınca, dudakları yumuşar ve açılır. Böylece bir sonraki adım “dilli öpüşme" ye geçilir. (halk arasında buna şapır şupur veya lampard lampard da denir.)"

bir kaç bilidiğim teknikten bahsetsem sanırım yeterlidir...

partnerinizi öptüğünüzde dilinizi, damağından başlayıp, ağzının ta arkalarına kadar geçirin. Sonra, dilinizi yumuşak tutarak dişlerinin arka duvarlarını süpürün. Aynı hareketi alt dişleri için tekrarlayın. Son olarak dilinizi tamamen onunkine dolayın. buna evde annnemler olmadığı zaman "aman sabahlar olmasın hareketi" diyorum.

bu hafta blogumuzda öpüsme haftası ilan ediyoruz hahahaa nice rahat öpüsmeler icin daha rahat bir dünyada öpüsmek icin elele allah her insana öpüsebilecegi bir eş versin ve öpüsmeyi tattırsın!
on Cuma, Aralık 07, 2007
Eski Hint inancına göre, üst dudağı klitorise bağlayan bir sinir yolu vardır. bu hareketinizle hindu sevgilinizi coşturabilirsiniz:

Başınızı hafifçe arkaya kaldırın. Sevgilinizin üst dudağını dudaklarınızın arasında kavrayın, sonra başınızın yerini değiştirerek, ondan sizin alt dudağınıza aynı şeyi yapmasını isteyin. Önce hafif dokunarak, sonra daha ateşli, sonra yine hafif öpüşün ki, bu hız değişimleri onu daha fazla heyecanlandırsın. Başınızı bir yandan diğer yana çevirerek, alt dudaklarınızdan, üst dudaklarınıza geçirin. sonra bana dua edin. amen.

bir de sipesyal vardır ki bazıları bundan hazzetmeyebilir:

Dudaklarınızı sevgilinizin dudaklarıyla birleştirin ve derin nefes alın. Hareketi yavaş tutun ki, aranızdaki nefes alışverişi sert olup, akciğerlerindeki havayı vakum gibi çekmesin! Bu hareket sırasında onun katılımına da ihtiyaç duyacaksınız, o yüzden başlamadan önce ne yapmak istediğinizi ona anlatın. diyin ki "bak şimdi sana neler edecem".

Ağzındaki havayı yavaşça çektikten sonra, nefes verip, bu kez kendi nefesinizi ona verin. senkronize olun, erovizyonlara katılın.

Bu hareketten sonraki aşamada dilinizi yavaşça partnerinizin ağzında döndürmeye başlayın. Daha sonra kafanızı eğdiğiniz yerden ters tarafa eğin ve aynı hareketi tekrarlayın. Bunun ardından dudaklarınızla emprovize takılın, örneğin alt dudağını hafifçe ısırın. Bu hareketlerin varyasyonlarını deneyebilirsiniz. hatta lütfen evde deneyiniz.

dilinizin ucuyla dudağının üstünü yalayın ve daha sonra da ona tatlı ve yumuşak şekilde öpün. Daha sonra alt dudağının ağzınıza alın (o-yeah)ve onunla göz teması kurarak her iki dudağını da öpmeye başlayın. Daha sonra dilinizi kullanın ve ona ateşli öpücükler verin. Bir süre sonra dilinizi kullanarak verdiğiniz Fransız öpücüğü ile sadece dudaklarına kondurduğunuz masum öpücükleri birbirine karıştırın.

aslına bakılırsa daha çok varyasyonu vardır fransız öpücüğünün. dil işin içine girdimi olaylar kontrolden çıkabilir. 911 i aramayın, bana özelden mesaj atmayın, ayşe teyzeyi çağırmayın..

en güzeli içinizden geldiği gibi, hissederek ve samimice öpüşmektir ki biz buna fransız öpücüğü değil "batı bostancı sıtayl" deriz.

öpüşün ey düşünen hayvanlar, korunmanıza gerek yok.
on Pazar, Aralık 02, 2007
1998'den bu yana arama işlemleri için kullanılan Google, zaman içerisinde birçok değişiklikte yaşadı. Ancak, beyaz bir sayfada, arama kutusundan başka öyle bir düğme bulunuyor ki, bu Google'a zarardan başka birşey değilmiş meğer. Google kurucularından Sergey Brin'in, bir radyo programında yaptığı açıklama, herkesi şaşkına uğrattı. Google'ın ana sayfasında, hemen arama kutusunun altında yer alan " Şansımı Denemek İstiyorum" düğmesinin, Google'a yıllık kaybı ne kadar dersiniz?
Bilindiği gibi " Şansımı Denemek İstiyorum" düğmesi, arama kutucuğuna yazılan herhangi bir kelimenin ardından basıldığında, kullanıcıları doğrudan bu kelime ile ilişkilendirilen ilk arama sonucuna yönlendiriyor. Bu da, kullanıcıları hem zamandan hem de arama sonuçları arasında kaybolmaktan kurtarıyor. Ancak bu işlem aynı zamanda Google arama sonuçlarında görüntülenen reklamların da görüntülenmemesine neden oluyor. Bunun da Google'a kaybettirdiği meblâ, yıllık 110 milyon dolar. " Peki Google, bu kadar büyük bir kayba rağmen, neden halâ bu düğmeyi kaldırmıyor?" sorusu geliyor hemen akıllara. Buna da, yine Google'dan Marissa Mayer cevap veriyor: "Bu çok yavan, çok şirketleştirilmiş veya çok para kazanmakla ilgili olabilir. Google ve " Şansımı Denemek İstiyorum" düğmesi, şöyle ki size oradaki insanların kişilikleri ve ilgileri olduğunu ve orada gerçek insanlar olduğunu hatırlatıyor."
on Perşembe, Kasım 29, 2007
varsan farklı olacaksın.... eğer farklı değilsen yoksun
on Salı, Kasım 27, 2007
** li yerler genelde ama fln
kzlar nye orkid takar adet yerini bulsun dye mi:)T.A.K :)her hakkm sakldr:) ,zuppperrr, allaam ya,sunepe beyinli,snavn nasil gecti aysuncuk?bilekte mi sen mi yencen hadi janm daaa neler:) yine kazandik:),abi ates ver yakicaam kendimi,tutmayn beni yolcaam o kiziiii,yaaahhh bogcaam izin ver,tamamm anne bdaaa odaami ole bIrOcKmcamm hadi mause un pillerini verrrr artiiiiiik:),hocamm asliinda odevi yapmitim amaaa evde kalmis,uuuya kaldim hocamm ondan derse gremedm,turkce dersi slklclolur mu sayslcl olarak ,kacrmayll istemiom aama eceyle kaffaltiya gitmek,zar sansim ii dye deil tavlayi ii oynuom ya:)zorundayiiiz o derste:),ececim csm geldi hadiii wcye gdelim,abi kasiolar benm sucum ne:)oss komasindayim,cok dokunakli dayanaamlcaam,abboooowwww:),elemanlar uzay mekiiigiinde:),ucuk attiii:),aylayim bama:),eyvallah,sonra tuna hoca sovuoo, sovmesin mi:)hey yavrum hey:),hadi icelim bugunluk ders olmasa nolur:)turkce dersimi olaamaaaaaaaaaazzz! hadi asaliiiiiiim:)lemana miii gdioz abi? shadow mu oluuuur ordada icilir:) abi bi flcl bra aliiim hadi:)dokunmayin oyarim akan yasa bakmaam:)abi k.cimla gulerim ben buna:),fizik yapaamiommmmm:(anneeeeeeee yukselmeme izin verrrrrrr:),niyet ettim hacettepeyi kazanmaya:),heeeeeyyy 17 aylik bebege ha?ben ole adaamn ama insanlik mi bu?,ATATURK'UM seni cok ozledim,oyyyy ataturk:)blah blah blah:)abi nargile beni kasio beah:)yav DUMAN altinda blROCKtiniz ama:),lanet olasi pislik:), ya seyhtan bende tuyunu unutmus:)anne al beni buradn:) caliliklan arasndan kaybolup gdiorum:)
on Cuma, Şubat 16, 2007
Boy: Ayakkabıyla beraber 1.87
Karakteristik Özellikleri:
Aynı şarkıyı arka arkaya 30 kere dinleyip bi daha hiç dinlememesi...
Sosyal faaliyetler dahilinde boş vakitlerini genelde uyuyarak geçirmesi..,
Takıntılı olarak sürekli kullandığı laflar: (5 dakka akıllı ol 6. dakka ne yaparsan yap)-(akıllı ol üstünü başını yırttırma)-(hareket olmasın)-(yapacak bi şey yok)-(ne mantar adamsın)-(sen git ben geliyorum)
Kötü espriye verdiği yanıt: ''bu espriyi ilkokula giderken yaptığımda bütün okul kovalamıştı vs...''
Tuttuğu takım : Şükrü Saraçoğlu...(Takımın adı aklına gelmedi)
Sevmediği yemek : Patlıcan (bunu yememek için geliştirdiği tez ''-Patlıcan etsiz kıymasız yenmez..Et varken patlıcanı ne yapayım vs..'')
İnandığı söz: Atı alan ahırı da alır...(Minareyi çalan kılıfını hazırlar demek istiyor.)
İnandığı söz: Sağ şeritten gideni polis durdurur,hep sol şeritten gidecen..
Hobileri: Halı sahada kavga etmek(Teketek kavga ettiği görülmemiştir.Hep kalabalık gruplara saldırır.Bi rivayete göre ayıranlara vurduğu da görülmüştür.)
Favorisi: Elektrikli battaniyesi.
Kötü alışkanlıkları: Gecenin saat ikisinde kalkıp tek başına çay yapıp içmesi.
Ortamda fıkra anlatıldğında katkısı: ''Bende bi şey anlatacan sandıydım'' v.s
Ruhani Varlıklardan Korkanlara Verdiği Cevap:
''Gelirse bana gönder ben ona sarılır yatarım.''
Sevdiği Hayvan: Kangal cinsi köpek (Neden Pitbull değil diyenlere verdiği cevap: ''Acıkınca sahibini yiyen köpekten hayır gelmez.'' v.s
Kendisini Genel Olarak Tanımlamak İçin Yazdığı Not: Aşırı normal insan tipi
Şanssız doğmuşsanız, şundan emin olun ki şanssız yaşayıp şanssız bir insan olarak öleceksinizdir. Ying-Yang masallarıyla kendinizi kandırmayın, değişen bir şey olmuyor, beklediğinizle kalıyorsunuz.

neden
çünkü bu hayatta geçmemiz gereken bir test var.(Incesticide)
on Perşembe, Şubat 15, 2007
‘Çok çalıştım, artık okuduğumu bile anlamıyorum, en iyisi bi yarım saat kestireyim sonra tekrar dipdiri bir zihinle çalışmama kaldığım yerden devam ederim’

Büyük yalan. A) Tam tersine, yatınca o artık akşam uykusu olacaktır ve sabah uyandığınızda hala işinizi bitirememiş ve üstüne üstlük bir de deli gibi pişmanlık ve kendinize karşı bir kızgınlık hissedeceksinizdir. B) Yarım saat kestirip kalktığınızda sersem sepelek olacak ve kaldığınız yerden bir türlü çalışmaya devam edemeyeceksinizdir. Bir de feci bir baş ağrısı musallat olacaktır. Geçmiş ola...

Kitap yazsam alirmisiniz

Her Hakki Sacmalarima Ve Yalnizligima Aittir.... Blogger tarafından desteklenmektedir.

Gelin bi cayimizi icin

Bu Blogda Ara